Bu kitaba dair düşüncelerimi ve izlenimimi tek bir cümleyle özetlemek gerekseydi, "İkindi Uykusu'nun yazım dili ne kadar sadeyse, karakterleri de bir o kadar gerçekçi yazılmıştır." derdim.
İkiyüzlülüğün adeta doğal bir refleks olarak işlendiği bu kitabın en güçlü yönlerinden biri de, hiç şüphesiz, karakterlerinin sahiciliğiydi. Diyaloglar öylesine doğal bir tonda yazılmıştı ki, kitap boyunca yalnızca birkaç sahnede görmüş olduğumuz karakterleri bile unutmak güçtü. Yan karakterlerle bağ kurmakta hiç zorlanmıyor olmak, özellikle okuyucuları epey azınlıkta olan bir kitap için, şaşkınlıkla karışık bir memnuniyet hissettirdi ve kitabı gözümde daha "özel" bir konuma taşıdı.
Diyalog ağırlıklı ilerleyen İkindi Uykusu; riyakarlığın, gıybetin ve gündelik hayatın görünmez rekabetlerini okuyucuya olduğu gibi aktarıyor. İçerisindeki dilin yalınlığına rağmen ilettiği mesajlar bakımından oldukça derin olan bu kitap, toplumun küçümsenen gerçeklerini naif ancak sarsıcı bir biçimde yüzümüze vuruyor.