Ecmel

Hayatımda hiç kimse bana bu kadar içini dökmemişti. Her hikayeyi dalgaları yutan bir girdap gibi içiyordum, gerçi söylenenlerin yarısını pek anlayamıyordum: yoksulluk, çalışmak ve insani korkular. Benim için açık olan tek şey Glaukos’un yüzü, yakışıklı başı ve kederleriyle biraz nemli olsa da bana baktığında daima gülümseyen samimi gözleriydi.
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Takındığımın farkında bile olmadığım ilahi vakarımla nasıl da kaskatıydım. Ona gelince, benden beter kasılmıştı. Kolum onunkine sürününce titriyordu. Bu tür hareketleri tanıdığımı sarsılarak fark ettim. Binlerce kere yapmışım hepsini. Babama, dedeme ve günlerimin içinden gelip geçen bütün o kudretli tanrılara karşı. Upuzun bir korku zinciri.
1000Kitap
Hayatım çamurdan ve derinlikten oluşuyordu ama ben o karanlık suların bir parçası değildim. O suların içindeki bir varlıktım.
İyi olup olmadığımı bilmiyordum, bana hiçbir şey bilmiyormuşum gibi geliyordu. Prometheus dikkatle, neredeyse çekinerek konuşmuştu, oysa ihaneti öyle cüretkârdı ki. Zihnim bu çelişkiyle cebelleşti. Cüretkâr hareketlerle utanmazlık aynı şey değildir.