“Farkındalık Cehennemdir”, insanın kendini tanıma sürecinin sanıldığı gibi huzur değil, çoğu zaman rahatsızlık ve içsel çatışma getirdiğini sert bir dille ortaya koyan bir kitap. Kitap, klasik “farkındalık iyidir, insanı özgürleştirir” yaklaşımını tersyüz ederek, bilinç arttıkça acının da arttığını savunur.
Metnin en çarpıcı yönü, okuyucuyu konfor alanından çıkarmasıdır. Yazar, bireyin kendine söylediği yalanları, bastırdığı duyguları ve görmezden geldiği gerçekleri yüzüne vurur. Bu yüzden kitap, bir “kişisel gelişim” kitabı gibi motive edici değil; aksine rahatsız edici ve sarsıcıdır. Zaten başlıktaki “cehennem” vurgusu da tam olarak buraya işaret eder: Gerçeklerle yüzleşmek çoğu zaman huzur değil, ağırlık getirir.
Kitapta farkındalık, bir aydınlanma hali değil; bir tür yük olarak ele alınır. İnsan ne kadar çok şeyin farkına varırsa, o kadar çok şeyle baş etmek zorunda kalır. Bu da beraberinde yalnızlık, yabancılaşma ve içsel sıkışmışlık hissini getirir.
Dil açısından bakıldığında, metin sade ama etkili bir anlatıma sahiptir. Karmaşık felsefi kavramlara boğulmadan, doğrudan duygulara ve düşüncelere hitap eder. Bu da kitabı akıcı kılar; ancak aynı zamanda sert ve yer yer karamsar bir atmosfer oluşturur.
Sonuç olarak “Farkındalık Cehennemdir”, herkese hitap eden bir eser değil. Daha çok kendini sorgulayan, iç dünyasıyla yüzleşmekten kaçınmayan, rahatsız edici gerçekleri okumaya hazır olan ve yazarın tabiriyle ateşin çemberinden geçmiş okurlar için anlamlı. Okuyucuyu iyi hissettirmek yerine düşünmeye zorlayan, hatta yer yer huzursuz eden bir kitap. Sözün özü ben beğendim .