İnsan en muhteşem hatasını, hayatında her şey yolundayken yapar. Her şeyin yolunda olduğu hissi, kişinin savunmasını zayıflatır, gücünü gerçekte olduğundan daha abartılı algılamasına yol açar ve kişiyi, hata yapmaya daha açık bir hale getirir. İnsanlık tarihinin en büyük dramları, çoğunlukla zirvedeyken yazılmıştır. En güçlü olduğumuz anlar, aslında en kırılgan olduğumuz anlardır. Çünkü başarı, dikkatimizi dışarıya odaklarken, içerideki dengeleri görmemizi engeller ve tehlikeli bir yanılsama yaratır.
Kişi, bu durumun kendi üstün yeteneklerinden kaynaklandığını düşünmeye başlar. Şans faktörünü, uygun koşulları, başkalarının katkılarını gözden kaçırır. Bu durum kibir halini doğurur. Antik Yunan trajedyalarının temel konusu da budur zaten, kahramanlar en yüksekteyken düşerler. Başarılı dönemlerde, kişinin risk alma iştahı artar. “Her şey kontrol altında” hissi, normalde yapmayacağı hataları yapmasına zemin hazırlar. İş dünyasında zirvedeki şirketlerin ani çöküşleri, politik liderlerin skandalları, sanatçıların kariyer sonu hataları, hepsi bu psikolojinin ürünüdür.
Çünkü başarı, eleştirel düşünme yetisini köreltir. Kişi, en güçlü hissettiği anda en büyük riski alır. Normal koşullarda on kez düşüneceği bir kararda, başarının verdiği özgüvenle hızlıca hareket eder. Sonuç ise genellikle o ana kadar inşa ettiği tüm başarıyı tehlikeye atan büyük bir yıkım olur.
Ayrıca, başarı dönemlerinde sosyal çevre de değişir. İnsanlar size gerçekleri söylemek yerine, duyduklarınızdan memnun olacağınız sözleri söylemeyi tercih ederler. Bu durum, gerçeklikle bağınızı azaltır ve size sahte bir güvenlik hissi verir. Adeta bir yankı odasında yaşamanıza yol açar. En muhteşem hatalar işte bu noktada doğar.
Bu nedenle hayatta her şey yolundayken bile tetikte kalmak, alçakgönüllülüğü kaybetmemek