Farah içine çektiği kokuyu sevmiş gibi dudaklarında can alıcı bir tebessüm belirmişti.
"Bunu almak istiyorum."Gurura döndü."Çok güzel kokuyor."
Kendisinin o çiçekten daha güzel koktuğunun farkında değildi.
"Laz hödügü!"
"Nemrut'un kizi!”
“Uzaklas kapimdan!"
"Ula ev benumdur, sen uzaklas!"
"Çek adamlarini, gideyim o zaman!"
"Çekmeyim, git bakayim!"
"Çekmezsen nasil gidecegim?"
"Kal diye çekmeyim."
"Ama gitmek istiyorum."
"Karim oldugunda gideceksun."
"Ben senin karin olmayacagim!"
"Gönlünde biri mi vardur?"
"Yok."
"Baga bak, bir kez daha sorayim, var midur sevdalandugun biri?
"Yok dedim ya."
"O vakit evleneyik."
"Hayır, var!"
"Kes yalani, tam üç kez yok dedun. Evlenecegum senunle!"
"Delilerin mazisi derin olur demişti annem.
Sevince ölümüne severler,nefret edince de küllerine kadar yakarlar demişti.Onun elini tutana kadar ateşi bu kadar yakınımda hiç hissetmemiştim."