Kitabın içinde dört adet hikâye var. Burun , fayton ve palto. Tabikide en beğendiğim "Palto" ve "Bir Delinin Hatıra Defteri" oldu. Bir Delinin Hatıra defterinin tiyatrosuna gitmiştim. O zamanda çok beğenmiştim. Tiyatronun etkisiyle mi bilmem okuduğum her satır kafamda canlandı. Kafamın içinde adeta bir tiyatroda ben yaptım. Delinin defterini okuyorsunuz o yüzden bol bol gülebilirsiniz. Gerçekçilik arayanlara göre değil bu kitap. Kara mizahını konuşturmuş Gogol.
Paltoya gelirsek ünlü söz aklıma gelir. Dostoyevski'nin "Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık." Rus toplumunun gülünç yanlarını memurun paltosuyla çok güzel yansıtmış. İnsanları görmemezlikten gelenleri, aşağılanan insanları özellikle anlatmış. Paltonun sonu özellikle hayalet kısmını çok beğendim.
Ayın böylesine nazik, kırılgan bir top olmasından dolayıdır ki, insanlar ayda yaşayamıyorlar. Şu anda orada yalnızca burunlar yaşıyor. Bu yüzdendir ki baktığımız zaman yüzümüzde burnumuzu göremiyoruz, çünkü burunlarımız ayda bulunuyor. :)
Klasikleşmiş Stefan Zweig eserlerinden biri. Kahramanın iç dünyasını bizlere gösterirken büyük bir titizlikle davranmış. Olayın kahramanı sizinle konusuyor. İç dünyasını ve bilinç akışını yazar çok iyi yansıtmış. Bir erkeğin , bir kadının düşüncelerini bu denli ince yansıtması beni baya şaşırttı. Kitap 117 sayfa olduğu için rahatlıkla okunuyor. Okumuş eğitimli kumar bağımlısı bir genç ve ona sadece insaniyetle içinden gelerek yardım eden zengin bir kadının 24 saatinden geçen ama bir ömre ithaf eden minik bir hikâye.