Eda Nur

Aldanan Kadın
Puan vermedi·92 syf.··
2026 21. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 20:20
Thomas Mann’in Aldanan Kadın kitabında Rosalie von Tümmler doğayla neredeyse bütünleşmiş bir karakter. Doğayı sadece seven biri değil; onun canlılığıyla, değişimiyle uyum içinde yaşayan ve hayata sürekli olumlu, yumuşak ve kabul eden bir yerden bakan biri. Kızı Anna ise bunun tam karşıtı. Daha akılcı, daha mesafeli ve dünyayı olduğu gibi görmeye çalışan biri. Anna’nın bu mesafeli ve akılcı duruşunda, sanki geçmişte aşkı yaşamış, çektiği acılardan bir şeyler öğrenmiş bir kadın olmasının da etkisi var gibi hissettim. Rosalie’nin hayatı genç Ken Keaton’la karşılaşmasıyla değişiyor. Ona duyduğu tutkuyu doğanın sunduğu bir hediye olarak görüyor. Bu aşk sayesinde kendini yeniden gençleşmiş hissediyor, ruhuyla bedeninin yeniden uyum bulduğunu düşünüyor. Ama sonrasında bunun sandığı kadar saf bir gerçeklik olmadığı, bir aldanış olduğu ortaya çıkıyor. Benim için doğayı tasvir edişiyle, Rosalie von Tümmler’in aşkı her haliyle kabullenişiyle ve Anna’nın olaylara, insanlara daha gün ışığında yaklaşıp farklı bakış açılarıyla duyguları dönüştürmeye çalışmasıyla kısa ama kalıcı bir okuma deneyimi oldu.
Aldanan KadınThomas Mann · Can Yayınları · 20121,908 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kendine Ait Bir Hayat
Puan vermedi·204 syf.··
2025 85. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2025 22:59
Kendine Ait Bir Hayat, insanın başkalarının beklentilerinden sıyrılıp kendi iç sesini bulma çabasını anlatan çok içten bir kitap. Marion Milner’ın aynı zamanda bir psikanalist olması, metne ayrı bir derinlik katıyor. Aslında bu kitap, yazarın günlük tutmak amacıyla çıktığı bir iç gözlem yolculuğunun ürünü. Kendi mutluluğunu, üretkenliğini ve yaşamla kurduğu bağı anlamaya çalışırken yaptığı küçük deneyleri, gözlemleri ve düşüncelerini yazıya döküyor; zamanla bu notlar bir kitaba dönüşüyor. Bu yüzden okurken kuramsal bir metinden çok, birinin kendiyle kurduğu dürüst ve sabırlı bir diyaloğa tanıklık ediyormuşum gibi hissettim. Kitap boyunca mutluluk, üretkenlik ve “kendin olma” hâli sorgulanıyor. Yazarın üzerinde durduğu kavramlardan biri “kör düşünce”. Milner, farkında olmadan tekrarlanan, otomatikleşmiş ve insanı gerçekten yaşamaktan koparan düşünme biçimlerini bu şekilde adlandırıyor. Okurken bana şunu düşündürdü: Düşünmek her zaman derinleşmek anlamına gelmiyor; bazen insanı bulunduğu andan, yaşananın içinden çekip alabiliyor. Kitapta dikkatimi çeken bir diğer nokta ise çocuksu düşünceydi. Milner bunu idealize etmiyor; aksine, çocukluktan taşınan, gerçekçi olmayan ve insanın içinden kolayca atamadığı bir düşünme biçimi olarak ele alıyor. Vazgeçilemeyen, güven veren ama aynı zamanda yanıltan bir alan gibi. Milner’ın asıl yaptığı şey, bu düşünce biçimlerinin farkına varmak ve onları olduğu gibi kabul etmek yerine dönüştürmeye çalışmak. Bana göre kitabın asıl derinliği de burada yatıyor. Milner, kör düşüncenin karşısına yeni bir düşünce türü koymaktan çok, düşüncenin kendisiyle kurulan ilişkiyi değiştirmeyi öneriyor. Yani düşünmekten tamamen vazgeçmek değil; otomatikleşmiş zihnin yerine farkındalıkla temas edebilen bir hâle alan açmak. Düşünmek yerine fark edebilmek,
Kendine Ait Bir HayatMarion Milner · Metis Yayıncılık · 2024615 okunma
Emile Zola-Yaşama Sevinci
Puan vermedi·392 syf.··
2025 6. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2025 00:06
Gerçekçiliğin öncülerinden biri olan Emile Zola, eserlerinde toplumsal çelişkileri ve insan ruhunu büyük bir derinlikle işler. Yaşama Sevinci, onun en duygusal ve içe işleyen romanlarından biri. Kitabın merkezinde Pauline var. Onun gözünden, insanın kırıldıkça nasıl şekillendiğini; her şeye rağmen içindeki ışığı nasıl korumaya çabaladığını izliyoruz. Saflığı ve iyiliği bazen bir ağırlık gibi taşıyor Pauline. Her şeyin yükünü sırtlanıyor, başkalarının mutluluğu için kendi duygularını sessizce bir kenara itiyor. Sanki etrafına neşe saçmak onun göreviymiş gibi… Okurken içim burkuldu. Etrafındaki kötülüğe rağmen iyi kalmaya çalışması, başkalarının acılarını kendinden önce düşünmesi beni çok etkiledi. Kendi duygularına değil, başkalarının gülümsemesine odaklanan biri olarak Pauline, zamanla kendinden çok şey kaybediyor. Okurken beni duygudan duyguya sürükleyen, merhamet duyguma derinden dokunan bu eseri öneririm. İnsan, ömrünün yarısını mutluluğu düşlemekle, ikinci yarısınıysa pişman olup titremekle geçirmiyor muydu?
Yaşama SevinciEmile Zola · İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,796 okunma