Eda

Eda
Öğretmen
Ege Üniversitesi-Eğitim Fakültesi Anadolu Üniversitesi-Sosyoloji
Denizli
126 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
İnsanların hiçbir şeyden haberi yoktu. Özellikle de bir kafeste yaşadıklarından! Haritalara baktıklarında sadece çizgiler görüyorlardı. Kırmızı sınır çizgileri. Hatta, bir kafes olduğunu fark edemedikleri kafeslerinin sınırlarını korumak için ölür, dirilir, sonra da yeniden ölebilirlerdi.
Sayfa 134 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bu Rastin de, büyük ihtimalle, politik nedenlerle ülkesini terk edenlerden biriydi. Çünkü özellikle onların gözlükleri kırık olurdu. Karşılarına çıkmış her polis bir yolunu bulup o gözlükleri kırdığı için. Daha fazla kitap okumasınlar diye.
Sayfa 127 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
"Hayat ölüme dahil, Gazâ. Bir işe başlamak bitimenin yarısı, derler ya. Doğmak da öyle işte. Ölmenin yarısı. Bunu kabul et, yeter. İnan demiyorum. Çünkü inanacak bir şey yok bunda. Bildiğin, doğa! Gör, yeter... Zaten bir ölü doğduğunu gör ve kabul et. Gerisi gelir."
Sayfa 123 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Bir insandan bu kadar nefret etmek ve onun tarafından önemsenmeyi bu kadar istemek, aynı anda nasıl mümkün olabiliyordu?
Sayfa 90 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Ancak Avrupa Parlamentosu ve Beyaz Saray'daki halılardan kan lekesi çıkarmak özellikle zordu, bu yüzden de savaşı evlerine sokmuyorlardı. Ama sonuçta onlar da insandı ve bütün insanlar gibi, benzerleriyle savaşmak için can atıyorlardı. Bunun için de birbirlerinin kulaklarına"Çıkışta gel!" diye fısıldıyor ve Batı medeniyeti sınırlarını artlarında bıraktıkları anda, başkalarının evlerinde boğuşmaktan geri durmuyorlardı.
Sayfa 87 - Doğan Kitap·Kitabı okudu