Hiçbir yere ait olmayanları iyi tanırım .Her yere aitmiş gibi davranırlar.
Ama uyuyabilmek için yapmayacakları şey yoktur.Yalanlarını kendilerine unutturmak için..
"Önceleri ,var oluşumun en yoğun zamanlarında bile böyle şeylerin var olduklarını, yaşıyor olduklarını ,tüm varlıklarla diğer insanların aslında benimle bir olduğunu ,hepimizin bir olduğunu fark etmemiştim .Böyle şeylerin yalnızca sevgi ile anlaşılabileceğini ,yalnızca kendini sevginin kucağına bıraktığında ortaya çıktığını ;mutlulukla dolu bir hayatın mümkün olabileceğini daha hiç düşünememiştim."
Her şey yazarın sevgiyle tanışmasıyla var oluyor bu muhteşem gece. Muhteşem bir gecede hayatının amacını tamamen kaybetmiş ve artık hiç bir şey onu mutlu edemeyen bir karakterimiz var. Artık hiç bir şey onu mutlu etmediği için en ufak bir zevk zerresine tutulup kötü şeyler bile yapıyor hatta.Ama sonra kendinden ne kadar da çok nefret ediyor aslında.Bu bana insanların yaşamak için bir amaca tutunması gerektiğini anlattı.
Sonra bir bakıyor ki aslında herkes bir. Etrafındakilerle ne kadar da benzediğini anlıyor .Ve yine o gecede anlıyor ki dünya ve mutluluk sevgi üzerine kurulu . Ve yazar yine diyor ki ;
" İnsan bir kez kendini buldu mu bu dünyada kaybedecek hiçbir şeyi yok demektir.Ve insan bir kez olsun içindeki insana dokundu mu tüm insanlara dokunabileceğini tüm kalbiyle biliyor demektir."
Herkesin bir gün birilerinin kalplerine sevgiyle dokunabilme dileğiyle.