Evet, deli gibi seviyorum onu. Seni böyle sevmedim, Vanya! Aklımı yitirdiğimi, gerektiği gibi sevmediğimi ben de biliyorum. Hiç de iyi değil bu... Bak Vanya, en mutlu anlarımızda bile, onun bana acıdan başka bir şey vermeyeceğini hissediyordum. Ama bu acı beni mutlu ediyorsa, elden ne gelir! Gülmek, eğlenmek için gitmiyorum ki ona. Onunla neler yaşayacağımı bilmiyor muyum sanıyorsun? Gerçi beni seveceğine yemin etti, birçok şey vaadetti. Fakat yalan söylemediğini, söylemeyeceğini bildiğim halde, vaatlerinden hiçbirine inanmıyorum, inanmadım da. Sırf yanında olabilmek, yüzüne bakabilmek için kölesi, gönüllü kölesi olmaya can atıyorum! Gözlerimin önünde başkasını sevse de umursamam! Ne alçaklık, değil mi Vanya? Adilik olduğunu, beni bırakıp kaçsa, kovsa, dövse bile dünyanın öbür ucuna kadar peşinden koşacağımı söylüyorum. Sen de gelmiş, kararımdan vazgeçirmeye çalışıyorsun beni. Yararı olur mu bunun? Dönsem, yarın yine koşarım ona, çağırır çağırmaz koşarım. Bir köpekmişim gibi ıslık çalacak, seslenecek bana. Koşarak gideceğim arkasından. Acı! Ondan gelecek acıdan korkum yok! Bana acı çektirenin o olduğunu bileceğim, ya! Ah Vanya, anlatmak çok güç bunu!