Doğumuyla birlikte göbek bağı kesilen bebek fiziksel bir birey halini alır, ancak zaman içinde psikolojik göbek bağı kesilmediği takdirde ebeveynlerinin bahçesinden çıkamayan bir bebek olarak kalır. İpinin izin verdiğinden daha uzağa gidemez. Gelişimi engellenmiştir ve teslim edilen büyüme özgürlüğü içten içe dargınlık ve öfkeye dönüşür. Bunlar, iplerinin izin verdiği mesafelerde son derece rahat bir şekilde yaşarken evlilikle yüzleştiklerinde ya da işe gittiklerinde veya önünde sonunda ölümle yüzleştiklerinde altüst olan insanlardır. Yaşadıkları her krizde mecazen ya da kelimenin gerçek anlamıyla "annelerine dönme" eğilimindedirler. Genç bir kocanın ifade ettiği gibi: "Karımı yeterince sevemiyorum çünkü annemi çok seviyorum." Yaptığı tek hata annesiyle olan ilişkisini tanımlamak için "sevgi" kelimesini kullanmaktı. Gerçek sevgi engindir ve asla başkalarını sevmeye engel olmaz: Asıl kısıtlayıcı olan ve insanı karısını sevmekten alıkoyan şey anneye bağlı olmaktır. Günümüzde bağlı kalma eğilimi çok güçlüdür, zira toplum bireye az da olsa istikrarlı bir şekilde destek olma anlamında "annelik" yapamayacak denli bozulduğunda kişi çocukluğunun fiziksel annesine daha sıkı tutunma eğilimi gösterir.