Edanur Gündem

Edanur Gündem
@Edagndm
Onu aklımdan çıkaramıyordum. Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.
Sayfa 169
Reklam
Şefkatle Minguinho'ya baktım. Şefkatin ne olduğunu keşfettiğimden beri sevdiğim her şeyi şefkate boğuyordum. "Bak, Minguinho, ben on iki çocuğum olsun istiyorum, sonra on iki tane daha. Anladın mı? İlk on ikisi hep çocuk kalacak ve asla dayak yemeyecek. Öbür on ikisi büyüyüp adam olacak. Onları karşıma alıp soracağım: 'Sen ne olmak istiyorsun, evladım? Oduncu mu? Tamam, buyur: Al sana bir balta, bir de kareli gömlek. Sen sirkte hayvan terbiyecisi mi olmak istiyorsun? Buyur: Sana da bir kırbaç ve kostüm..."
Sayfa 159·Kitabı okudu

Edanur Gündem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.·
Beğendi
·
17 saatte okudu
·
2021 7. kitabı
Bugün artık anlıyorum ki -ah, bunu anlamayı bana sen öğrettin! - bir genç kızın, bir kadının yüzü bir erkek için fevkalade değişken; çünkü o yüz genellikle sadece bir ayna, kâh bir tutkunun kâh bir çocukluğun kâh bir yorgunluğun aynasıdır ve aynadaki bir görüntünün geçip gitmesi kolayken, bir erkeğin bir kadının çehresini kaybetmesi daha da kolay, çünkü ilerleyen yaş gölge ve ışık olup o çehrede geziniyor, çünkü kıyafetler o çehreye her defasında farklı bir çerçeve çiziyor. Ancak kadere boyun eğenler gerçek anlamda bilenlerdir. Oysa ben, o zamanki genç kız, senin unutkanlığını kavrayamıyordum, çünkü seninle hadsiz hudutsuz, bitmek bilmez uğraşım yüzünden, senin de sık sık beni düşündüğün ve beni beklediğin gibi bir hezeyana kapılmıştım; hem zaten sana hiçbir şey ifade etmediğimi, bana dair en ufak anının bile seni hiçbir şekilde etkilemediğini bilsem nasıl nefes alabilirdim ki! Senin bakışların karşısındaki bu uyanışım, içindeki hiçbir şeyin beni tanımadığını, hayatından benimkine örümcek ağı ipliği kadar ince bir anının bile uzanmadığını anlamam, gerçeklik uçurumuna ilk düşüşüm, kaderime dair ilk sezgimdi.
Sayfa 32·Kitabı okudu
Yas tutuyor ve yas tutmak istiyordum; seni görme mahrumiyetine eklediğim her yeni mahrumiyet beni mest ediyordu. Bir şey daha vardı: Sadece sende yaşama tutkumdan uzaklaşmak istemiyordum.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Reklam