görevimiz içimizde saklı aşk ve nefreti tetikleyen nedenleri bulmak; düşüncelerle düşünceleri, duygularla duyguları veya düşüncelerle duyguları bağlayan ilişkileri, kombinasyonları ya kaynaştırmak ya da doğru olmadığını düşündüğümüz bu bağları koparmaktır.
Derin tefekkür, başağı döverek buğdayın düşmesini sağlamak gibidir...
Mesela her yemekten sonra içilen bir sigara yüzünden yılda çöpe atılan yüz frankları ve kapkara hâle gelen dişleri düşünüp kendinizi sigara içmeme kararı almaya itmek gibi. Bu arada Tolstoy'un sigaranın aklın derinliklerini uyuşturduğunu söylemiştir.
Tekrar tekrar söylemekten gocunmadan parayı, zamanı aptalca harcadığımızı ve ardından da zihnin boşuna yorulduğunu bilelim. Kaçırdığımız gerçek zevkleri, gezebileceğimiz müzeleri, okudumuzda bize muhteşem fikirler katacak kitapları düşünelim zekice sohbetleri, arkadaşlarla güzelim yürüyüşleri unutmayalım.