Öncelikle bu kitabı bitirebildiğim için kendimi tebrik etmek istiyorum. Hazırsanız, tüm edebi düşüncelerinizi, sınırlarınızı, kültürünüzü, kişisel ahlak anlayışınızı kısacası tüm normal hayat akışı düşüncelerinizi ve hislerinizi bir kenara bırakın ve kemerlerinizi bağlayın çünkü tüm bunların olmadığı bir kitabın incelemesine geçiyoruz...
Kitabımız başlığımızda geçen isimlerden oluşuyor. Tiernan, annesi ve babasının ölümünden sonra kendisini vasi ilan edildiği, varlığından hiç haberdar olmadığı, dağın başında yaşayan üvey amcasının evinde buluyor. Üvey amcasının babasıyla hiçbir kan bağı yok. Yıllardır da birbirlerini görmemişler. Tiernan'ın üç erkekli bir eve gelmesiyle tüm olaylar başlıyor.
Sözde amcamız Jake. Jake iki oğluyla beraber kendi çapında herkesten uzak bir yaşam sürüyor. Bunlar Noah ve Kalep. Kalep, yirmi iki yaşında en büyük oğlu. Yaşadığı bir travma sonrası konuşmama kararı alıyor. Noah, deli dolu. Yaşamayı seven, enerjik, motor tutkunu bir çocuk. Tiernan, ailesi tarafından küçüklüğünden beri görmezden gelinmiş, önemsenmemiş, sevilmemiş, bakıcılarla büyümüş, değerli hissettirilmemiş bir çocukluk yaşıyor ve bu şekilde on yedi yaşına kadar geliyor. On sekizine iki hafta kala kendini dağın başında hiç tanımadığı üç erkekle buluyor. Öncelikle Tiernan yaralı ve bence hasta bir kız. Hastalıktan emin değilim teşhisini koyacak ilmede sahip değilim ama kesinlikle sorunlu bir karakter. Ufacık ilgi gördüğü her erkeğe aşık olacak potansiyele sahip bir karakteri var ki öyle de oluyor. Öncelikle amcasının tüm tavırlarını ortada hiçbir şey yokken varmış gibi algılıyor. He sonrasında Jake'de boş karşılamıyor ama başlarda tavrı kesinlikle normaldi. Sonrasında Noah’tan hoşlanıyor. Onunla kolay bir ilişki yaşayacağını düşünüyor. Yaşları uygun ve Noah sevgi dolu.