Herkese merhaba. Nereden başlayayım ? Nasıl başlayayım ? Baştan söyleyeyim spoiler dolu bir inceleme olabilir...
Birinci kitabını inanılmaz heves ve heyecanla okuduğum kitabın ikincisini okumamak olmazdı. Açıkçası birinci kitabına bayılmıştım. Orada yaşananlar, olaylar vs müthiş bir konu ele alınmıştı. Her karakterin yaşattığı gerilim tadı enfesti. Fakat aynı şeyi bu kitap için söyleyemeyeceğim. Çünkü burada yaşananların hiçbir aklanacak, yumuşatılacak bir tarafı yok. Kitabımız dört bölümden oluşuyor.
Konumuz Millie'nin kendini kahraman ilan etmesi üzerine ilerliyor. Daha doğrusu bir önceki kitapta Enzo olarak tanıdığımız, Nina'yı sevdiğini hatta ilişkileri olduğunu bildiğimiz bahçıvanımız. Bu kitapta öğreniyoruz ki Millie ile neredeyse dört yıllık bir ilişkileri olmuş. Bu süre zarfında Nina gibi zor durumda olan kadınlara yardım etmişler. Buraya kadar her hangi bir sorun yok. Sorun, Enzo'nun annesi hastalanıp İtalya'ya gittikten sonra başlıyor. Kuduruk Millie'miz sözde çok sevdiği Enzo'su gittikten sonra hiç beklemeden kendine avukat bir sevgili yapıyor. Fakat sorun şu ki onu sevgilisi olarak görmüyor. Tamamen kendi dünyasından bağımsız, normal bir hayat yaşayabileceği, yakışıklı, iş sahibi ve iyi biri olduğu için onu istiyor. Broke ise aksine Millie'ye deli gibi aşık ama Millie hakkında hiçbir gerçeği bilmiyor. Millie, yine bir temizlik işindeyken zorda, şiddet gördüğünü düşündüğü bir kadına yardım etmek için işe koyuluyor. Fakat durum hiçte o kadar masum değil.
Millie, öncelikle seni bu kitapta hiç ama hiç sevemedim. Her ne yaşamış olursan ol hayatına aldığın insana bu şekilde davranamazsın. Broke sana çok bile dayandı. Yani nasıl bu kadar arsız ve yüzsüz olabiliyorsun anlamıyorum. Hem çocuğu sevmiyorsun, hem imkanlarından faydalanmak istiyorsun, hem hayatına