“Tek bir bakışın yetiyordu beni yerime mıhlamaya, oysa sen beni görmüyordun bile.” Güldü, hem de tüyler ürpertecek kadar soğuk bir tınıyla. “ne trajikomik ama! Belki adımı bile bilmiyordun ama ben senin için ölürdüm.” Durdu, sesindeki laubalilik değişti ve yerini ciddiyete bıraktı. “Senin için öldürürdüm, Meira.”
“O gece oradan ayrılırken farklı bir adamdım, Meira. İlk görüşte aşk kulağa saçma geliyor fakat bana her görüşte aşk saçma gelirdi, hiçbir görüşte aşk olmazdı. Aşk olamazdı. Ama seninle oldu işte. Sana ansızın aşık olmuştum.”
“Sen eskiden benim neyimdin?”
Düşünmeden, “Aşığındım,” dedi. Bunu böyle net bir şekilde söyleyebilmesi beni şaşırttı, göğsüme ağırlığını tartamadığım bir yük bırakıverdi.
Yutkundum. Kafamı toparlayıp, “Ben sana aşık mıydım?” diye sordum.
“Hayır,” deyişi aramızdaki gerginlik kadar keskin bir cevaptı.