“Karanlıktan korkan birini zifiri karanlık bir odaya kilitlersen…” dedi. “Kaçabilmek için korkusunu yenmenin bir yolunu bulur ama onu ışıkların gelip gittiği bir yere hapsedersen artık yalnızca karanlıktan değil, belirsizlikten de korkuyor olur. Sürekli kaygılı, şüpheli ve tehlikeli bekleyişinin eziyet verici döngüsünde hapsolur,derin sulara dalmadan boğulur.”
Herkese merhaba. O çok abartılan, bayıla bayıla okunan kitapla karşınızdayım. Şimdiden söyleyeyim ben bu kitabı abartamayacağım.
Konumuz kısaca şöyle; Charlotte ayrıldığı sevgilisi Beau'ya gidip eskiden beraber yaşadıkları evin depozitosunu istiyor ama Beau depozitonun görüşmediği babasının evine yollandığını söylüyor. Charlotte kendine düşen payı almak için o eve gidiyor ama o evde hiç beklenmedik bir şekilde karşılanıyor. Beau'nun babası olan Emerson bu karşılaşmadan ötürü kendini kötü hissediyor ve Charlotte'ye onun sekreteri olması için iş teklif ediyor. Charlotte'nin bilmediği şey ise Emerson'ın bir sex kulübünün kurucusu olduğu.
Karakter analizi yapmayı çok isterdim ama ikisininde sıfır duygu ve hisleri olduğu için bunu yapamayacağım o yüzden direkt kitap olarak yorumluyorum.
Ben bu kitabı okumaya başladığımda biraz umutluydum ama yanılmışım. Öyle ki kitabı bitirmem sekiz gün sürdü. O kadar sıkıldım ki size anlatamam. Bir ara yarım bırakmayı düşündüm ama sayfa sayısı azdı dedim en iyisi bir an önce okuyayım ve bitsin. İkili arasında asla bir enerji, uyum, duygu hissetmiyorsunuz. Yani bana asla geçmedi. Hele kızın bu durumda bu kadar rahat, pervasız olması garipti. Yani eski sevgilinin babası ? Biraz suçlu mu hissetsen ? :D En enteresanı da Emerson öyle hissediyor diye onu terk etmesi... Yani desem ki smut sahneleri için okundu, onda da pek bir şey yoktu. Sözde bdsm yazılmaya çalışılmış ama asla yapılamamış. Sonradan aralarındaki ilişkiyi romantizme çevirmeye çalışmışlar ama yapılamamış. İnanın niye bu kadar sevildi, niye bu kadar abartıldı hiçbir fikrim yok. Hani böyle yasak ilişki, yaş farkı falan okuyacağız diye başladım nasıl olacak, nasıl bir şeye bağlanacak derken kitabın tamamen duygudan yoksun olması beni hayal kırıklığına uğrattı. Hani öyle içlerinde