Kızardı, kendi sesinin tınısı ve alışılmadık açık sözlülüğünün tadı ile sarhoş oldu. Bu, onu sersemleten bir şarap gibiydi ya da özgürlüğünün ilk nefesi gibi.
Bu tüyler Papalagi’yi terletir. O da, güneş olmasa bile kendisini güneşin altında yatıyormuş gibi hisseder. Çünkü Papalagi, güneşin kendisine o kadar önem vermez.