EdebiMakina

Kitap Alıntısı
zihnin ve ruhun yaraları da en az bedenin yaraları kadar ciddiye alınsın isterim.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
2026’daki okuma listem
Okuma listelerim yok benim. Olursa da söz dinlemezler zaten. Bir kitabı ağır ağır, kelimesini tane tane okurum; bir başkasını hunharca, altını çize çize, dönüp dönüp… Canım isterse aynı sayfada takılırım, canım istemezse sayfaları atlaya atlaya geçerim. Belki de kitabı yarım bırakırım, vicdan azabı duymam. Bazen bir cümle için yüz sayfa okurum, bazen yüz sayfa bir cümle etmez. Ruhum nereye akarsa gözüm de oraya gider. Ben okurken kurallara değil, içime bakarım. Zamanın da listenin de bir önemi yok. Okunacak çok kitap var elbet, ama ben bugün elimdekilerin keyfindeyim. Çünkü ben keyfim ve keyfimin kahyası öyle istiyoruz, kime ne ☺️
Gurbet IV
Pazar akşamı- Gurbet Pazar akşamları daha ağır iner gurbete. Saat susar, yollar uzar, içimde bir memleket kalır. Bir çay bardağında buhar olur annemin sesi, bir sokak lambasında titrer çocukluğum. Burada gün batımı güzel derler, ama güneş başka batıyor insanın içinden. Takvim ilerler, dil alışır, adres değişir ama kalp hep eski bir sokağın köşesinde bekler. Gurbet, sadece uzaklık değil; aynı cümleyi başka bir dille kurup aynı duyguyu eksik hissetmektir. Kalabalıkta yalnız, sessizlikte gürültüdür. Pazar akşamı işte… Valizini hiç açmayan bir özlem gibi. Yarın pazartesi, hayat devam eder ama içimde hep yarım kalan bir dönüş vardır.
Günaydın
Bugün kendime şunu fısıldıyorum: Her şeye rağmen bu gün de bana bir iyilik saklıyor. Belki küçük bir gülümseme, belki beklenmedik bir ferahlık… Yavaş yürüyorum ama vazgeçmiyorum. Kalbimde taşıdığım yükler beni ağırlaştırmıyor artık; aksine beni ben yapan izlere dönüşüyor. Bugün, içimdeki umudu incitmeden yaşamak niyetindeyim.
Duygu ve Düşünce
Gurbet III
Bazen en çok kendi dilimi özlüyorum; düşünmeden konuşmayı, anlatırken yorulmamayı. Birine içimden geldiği gibi “iyiyim” demek bile lüks burada. Gülümsüyorum, uyum sağlıyorum ama içimde hep memlekete ayarlı bir saat var. Ne zaman bir haber, bir koku, bir rüya gelse… içimdeki gurbet yeniden uyanıyor.