YouTube, Instagram ve Twitter’da edebiyat içerikleri üretiyorum. Kitap incelemeleri, şiirler, alıntılar ve videolar paylaşıyorum. Edebiyata dair her şey. Yakında Edebi Akış web sitesi.
Bu kitabı okurken yazarın karanlık dünyasına giriyorsun. Çünkü bu dünya gerçekti.
Bu kitabı yayınladı. 30 gün sonra intihar etti. Evet, Sylvia Plath'ın hikayesi gerçekten çok ağır. Ocak 1963'te Victoria Lucas takma adıyla yayımladığı Sırça Fanus, onun ölümünden sadece bir ay önce okuyucuyla buluştu — 11 Şubat 1963'te, 30 yaşındayken hayatına son verdi.
Victoria Lucas takma adıyla yayımladı. Kimse bilmesin diye. Çünkü bu kitap aynı zamanda onun itirafıydı. Ama bir ay sonra artık önemli değildi. Çünkü o artık yoktu. Geride yalnızca kitabı, iki çocuğu ve cevapsız kalan soruları kaldı.
Kitapla hayatı arasındaki paralellikler gerçekten çarpıcı. Sırça Fanus, genç ve parlak bir kadının yavaş yavaş kendini kaybedişini anlatıyor. Ama bu sadece bir roman karakteri değil — Esther Greenwood, aslında Sylvia'nın kendisi.
Tıpkı Esther gibi Sylvia da üniversitede parlak bir öğrenciydi. Tıpkı Esther gibi depresyona girdi, hastaneye yatırıldı. Ve tıpkı Esther gibi dünyayı hep bir camın arkasından seyretti — nefes alamadan, çıkış bulamadan.
Kitabın adındaki "sırça fanus" tam da bu: Dışarıdan her şey normal görünür. İçeriden ise hava giderek azalır.
Plath bu kitabı yazarken aslında bizi uyarıyordu. Ya da belki sadece anlaşılmak istiyordu.
Depresyon, kimlik krizi, toplumun kadına biçtiği roller, intihar… Bunların hiçbirini abartmadan, sade ama yıkıcı bir dille anlattı.
Eğer mental olarak hazırsanız — okunması gereken bir kitap.
Sırça Fanus / Sylvia Plath
Zihnine zarar verecek bir şey yaptığı için sinirlendiğin tek bir insan bile bulamazsın aslında, çünkü başına gelen kötü şeyler zihninin dışından gelmez. Bütün kötülükler ve zararlı şeyler orada, zihninin içindedir.