Nurullah Taş

Nurullah Taş
@Edebist01
Necmettin Erbakan Üniv.-Türk Dili ve Edebiyatı/ Atatürk Üniv.- Sosyoloji/Dumlupınar Üniv.- Yabancılara Türkçe Öğretimi Y.L /Çukurova Üniv.-Radyo Televizyon ve Sinema
Adana
Seyhan/Adana
9 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Ben Orhan Veli 1914'te doğdum 1 yaşında kurbağadan korktum 2 yaşında gurbete çıktım 7'sinde mektebe başladım 9 yaşında okumaya 10 yaşında yazmaya merak saldım 13'te Oktay Rıfat'ı 16'da Melih Cevdet'i tanıdım 17 yaşında bara gittim 18'de rakıya başladım ve şarkı söylemesini çok sevdim 19'dan sonra avarelik devrim başlar 20 yaşından sonra para kazanmasını ve sefalet çekmesini öğrendim 25'te başımdan bir otomobil kazası geçti Çok aşık oldum Hiç evlenmedim Ben Orhan Veli Ben Orhan Veli Yazık oldu Süleyman Efendi'ye mısra-i meşhurunun yazarı Duydum ki merak ediyormuşsunuz hususi hayatımı Anlatayım Evvela adamım yani sirk hayvanı filan değilim Burnum var kulağım var pek biçimli olmamakla beraber Bir evde otururum Bir işte çalışırım Ne başımda bulut gezdiririm Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet Ne İngiliz kralı kadar mütevazıyım Ne de Celâl Bayar'ın ahır uşağı gibi aristokrat Ispanağı çok severim
Reklam
Bu aralar kelebek beslemek istiyorum. Ömrü sevdiğimin sevgisinden daha uzun olacağını düşündüğümden...
Edebiyat
Diyarbakır- Dağkapı sokaklarında dolaşırken gözüme küçük bir esnafın tabelası ilişti: "Çakmak tamiri yapılır" yazıyordu. Çakmak ne kadar ki tamiri ne kadar olsun diye düşünürken kaç yaşında olduğunu bilemediğim ancak on iki-on üç yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim yüreği büyük fakat kendisi çocuk olan bir kişi yanımızdan geçerken çakmak ustasına seslendi. "Abi işçi lazım mı" diye sordu. Bu kez aklımı; "çakmak ustası ne kadar kazanıyor ki çocuğa ne kadar versin sorusu karıştırdı. Hangisine üzüleceğimi bilemeden dolaşmaya devam ettim.
Edebiyat
Ve biz, milyarlarca, aşkın, yalanın, alçaklığın, kahramanlığın; kapıları, kapakları, kuş uçurmaz uzaklıkları ve ayrılıklarıyla, kahrolası yasaklarıyla, bu acayip kaos karanlığında, biz ikimiz! İki müthiş hasret, iki parça can…” Leylim Leylim
Aşk
“Nemsin be? Sevgili, dost, yâr, arkadaş... Hepsi. En çok da en ilk de Leylasın bana. Bir umudum, dünya gözüm, dikili ağacımsın. Uçan kuşum, akan suyumsun. Seni anlatabilmek seni. Ben cehennem çarklarından kurtuldum, üşüyorum kapama gözlerini...” Leylim Leylim
Aşk
Reklam