Eminim hepiniz dönem romani okumussunuzdur okumussunuzdur amma bir vagonun agzindan evet evet yanlis duymadiniz bir vagonun agzindan 1900lü yillari okumamissinizdir tabi ki ben de bugüne kadar aynen siz gibiydim bugun artik ben anlaticisinin bir vagon oldugu bir romani okuyarak bir fark yarattim aramizdaGuldugume bakmayin uzun zamandir okumaktan keyif aldigim en iyi romanlardan biriydi.Ha bu arada diyeyim vagonun kahraman oldugunu hissediyorsunuz.Raylardan istasyonlardan yollardan tünellerden makinistlerden bol bol bahsedip kahramanimiz kendini bize hissettiriyor.Zamanin ulkede yarattiklarini hep insan gözüyle degil bir de metanin gözüyle görün
25 Temmuz 1943… Çukurova Ekspresi iki gün sürecek Adana-İstanbul seferi için yola koyulur. Namus derdi ya da yasak aşk yüzünden kaçanlardan, askerlere, memurlara, müzisyenlere, mahkûmlara, kondüktörlere dek pek çok insanı ve hikâyeyi taşıyan, üstelik bütün bu hikâyelere büyük bir merakla kulak veren 11 numaralı vagondayız. Anlatıcı ise bu meraklı vagonun ta kendisidir.
11 numaralı vagonun ağzından iki gün boyunca tanık olduklarını ve sefere ilk çıktığı 1900 başlarından Bağdat demiryolunun inşasını ve haliyle bir imparatorluğun yıkılıp yeni bir devletin inşasının 1943 yılına kadar gelen hikâyesini dinleriz.
Zaman Lekeleri, Ömer F. Oyal'ın kaleminden sürükleyici bir memleket ve memleketten insan manzaraları haydi o halde durmayin siz de o yolculara eslik edin derim
Zaman LekeleriÖmer F. Oyal · Yapı Kredi Yayınları · 201861 okunma
Cok uzaklarda mavi bir ormanda mavi pelerinli bir kiz yasarmis o kadar mutluymus ki kelebeklerle tavsanlar onun etrafinda dans ederlermis.Mavi pelerinli kiz Mavi ormanda cok mutluymus bir gun ormana kralin askerleri gelmis.
Artik herkes kahverengi uniforma giyecek demisler.Kahverengi uniforma giymeyenler ulkeden sinir disi edilecek.
Olmaz yapamam diye haykirmis Mavi Pelerinli kiz.Ben kahverengi uniforma giyemem.Mavi pelerinimi cikaramam
Ormanda kendi renklerinde giyinen herkes birer birer kiyafetlerini cikarip kral tarafindan gonderilmis uniformalari giymisler.Yapamam demis mavi pelerinli kiz hayir diye haykirmis cunku benim adim bu.Mavi pelerinli kiz.Mavi pelerinimi cikarirsam Mavi pelerinli kiz olamam.Kendim olarak kalamam.Her seysiz yasarim ama kendim olmadan yasayamam.
Kendi gibi olmayi yasamayi secmelerine ragmen kendi gibi olmalarina izin verilmeyen Bihter ve Revna'nin hikayesini yazmis Nihan Kaya.Biri ait olmak digeri kendisi olmak isterken yollari hic beklenmedik sekilde kesisen bu iki kadin icin ask evlilik hayatin anlamlari elbette cok farklidir.
Kendine has uslubu romanin icinde kullandigi psikolojik teknikler kavramlarla Nihan Kaya okumak....
Hasta cocuklar yoktur hasta aileler ve hasta toplumlar vardir demis Nihan Kaya Bogazici Ingiliz Dili Edebiyati mezuni Ingilterede Psikanaliz uzerine yuksek lisans yapan Karsilastirmali Edebiyat bolumde yazdigi doktora teziyle dikkat ceken 2005ten beri edebiyat ve psikoloji alaninda Avrupada ve Amerikada seminerler veren yazarimizin donanimini eserde hissediyorsunuz.Ozellikle karakterlerin psikolojik yonleri yasadiklari tramvalar ve gordukleri sanrilar romanin en carpici bolumlerini olusturuyor
Çocuklarimiza gelecegimizin teminatlarina sevgimizi yuregimizi verelim.Onlari dinleyelim.Aykiri olarak gordugumuz yonlerin
Gizli ÖzneNihan Kaya · İthaki Yayınları · 2019735 okunma
Sabahattin Ali yasamiyla, eserleriyle edebiyatimizda yer etmis ve trajik ölümüyle vicdanlarimizda hep yara olarak kalacak hakkinda ne dense ne soylense az dedirten onemli bir isim.Onun sahsimca essiz ve mihenk tasi olarak gördugum en güzide eseri.Ve nihayet okuma firsati buldumKürk Mantolu Madonna ile anilsa da Kuyucakli Yusuf ile taht kursa da Icimizdeki Seytan bambaska lezzette bir eser.Omru vefa etseydi belki daha buyuk eserler ortaya koyacagi suphe goturmez bir gercek.Ruhu sad olsun ve isiklar icinde uyusun buyuk ustat.
İcimizde seytan yok...İcimizde aciz var...Tembellik var...Iradesizlik,bilgisizlik ve bunlarin hepsinden daha korkunc bir şey:hakikatleri görmekten kaçmak itiyadi var...Hicbir sey üzerinde düsünmeye hatta bir parcacik durmaya alismayan gevsek beyinlerimizle kullanmaya lüzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettigimiz bıcare irademizle hayatta ďümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildigimiz zaman kabahati mechul kuvvetlerde,insan iradesinin ustundeki tesirlerde ariyoruz demis Sabahattin Ali.Hem de cok dogru demis
Iste boyle bir karakter olan Ömer ve onun tesaduf eseri karsisina cikan Macide ile arasinda yasadigi o ask.Acikcasi Kurk Mantolu Madonna romanindaki asktan daha güzel daha hakiki resmedilmis romanda.
Ve Omer'in etrafinda alalade bir insan bile olmadiklari halde kendilerine bir de munevver insan payesi verilince hayattaki mevki ve itibarlarini kaybetmemek icin bu sifati akla hayale gelmeyecek hokkabazliklarla muhafazaya mecbur kalinca,pek tabi olarak dalaverici olacak ahlaksizlasacak birbirlerinin kiymetsizliklerini ortaya vurarak kiymetsizligin esas oldugunu uyandiracak kokusmus bir cemiyet
panoramasi capcanli resmedilmis.Gercek munevverlere tezat hazin sayfalar
Onu ben çocuklugumdan
Ilk ruyalarimdan tanirim
Yalniz yürüdügüm
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Can Yayınları · 2019208,9bin okunma