"Zihin sadece heyecanla ortaya çıkar, ritim sadece ve sadece zihni canlı olana boyun eğer. Kim tanrısal anlamda şiir için yaratılmışsa o en yüksek zihni kuralsız olarak tanımak zorundadır ve kuralı ona feda etmek zorundadır : Ben nasıl
istersem değil, sen nasıl istersen ."
"... Ne var ki en yiğidimiz bile kendi kendinden korkuyor. Vahşi olanın kesilip atılması hayatımıza gölge düşüren bir kendi kendini reddedişle trajik bir yaşam savaşına dönüşüyor. Boğmaya yeltendiğimiz her güdü zihnimizde çöreklenerek bizi zehirliyor. Gövde bir kez günah işler ve günahla ilişkisi kesilir, çünkü eylem bir tür arınmadır. Eylemden sonra tek artakalan bir zevkin anımsanması ya da bir pişmanlığın lüksüdür. Şeytandan kurtulmanın tek yolu şeytana uymaktır. Karşı gelindi mi ruh kendi kendine yasakladığı şeyin özlemiyle hasta düşer ; kendi ürkünç yasalarının korkunçlaştırdığı ve yasallıktan çıkardığı şeye karşı duyduğu arzuyla marazileşir...Dünyanın büyük günahları da beyinde , yalnızca beyinde oluşur. "
"Yaşamanın amacı kişinin kendini geliştirmesidir. Doğamızın gereğini kusursuz olarak gerçekleştirmek: İşte her birimizin burada olmamızın nedeni budur. Oysa şimdilerde insanlar özbenliklerinden korkuyorlar . Görevlerin en yücesini , yani kişinin kendi özbenliğine olan görevini unutmuşlar . Hayır severliklerine diyecek yok . Açları doyuruyorlar , dilencileri giydiriyorlar. Gel gör ki kendi ruhları aç , çıplak . Soyumuzda cesaret diye bir şey kalmamış . Belki de hiçbir zaman yoktu. Toplum korkusu ki -ki ahlakın temelidir - , bir de dinin püf noktası olan Tanrı korkusu : Bizi yöneten iki şey işte bunlar."
"...evet , ne var ki deha hiç kuşkusuz güzellikten daha uzun ömürlüdür. Hepimizin , kendimizi aşırı derecede eğitmek uğruna bunca zahmete katlanmamız da bundandır ya.Şu çılgın , kıran kırana yaşam savaşında hepimiz dayanıklı bir şeylere sahip olmak isteriz , bu yüzden de yaşam kavgasında yerimizden olmamak için kafamızı süprüntülerle , olgularla doldururuz. Eksiksiz bilgi sahibi adam: Çağdaş ideal işte budur."