(...)Düzenli olarak okumaya başlıyorum. Okuyacaklarımı ve yazacaklarımı bir sıraya diziyorum masamın üzerinde. Geçen zamanı telafi etme telaşına kapılmamalıyım diye uyarıyorum kendimi; göz ardı da etmemeliyim zamanın darlığını.
Savaştepe'ye neden bu adın verildiğini bilmiyorum. Araştırmayacağım da. Ulaşabileceğim bilgiler, bende uyandırdığı duyguların, çağrışımların sınırlarını daraltabilir. En iyisi çağrışımlarıyla yaşasın lügatimde. Bazen bilmek, sönüme yol açabiliyor.
Akşam fazla yenmişse, kesinlikle yemekten sonra sıkı ve ağır kitaplar okunmalı. Hazmı kolaylaştırıyor. Ağırlık kaldırmak ve uzun yol yürümek gibi. Bu gece buna ihtiyacım var. Çok yemek, çok uyumak ve göbek bağlamak, boşuna kerih görülmüş bir durum değil.