Mesken tutabileceği her yere girmişti açlık. Cürüm dolu, kötü kokulu, dolambaçlı dar sokakta ve bu sokağı kesen, her biri paçavralar içinde ve kukuletalar takmış ve her biri paçavra ve kukuleta kokan insanlarla ve göz alabildiğine hastalıklı ve kasvetli görünümlü şeylerle dolu başka dolambaçlı dar sokaklarda...
Her insanın bir diğeri için bir bilinmez olmak ve engin bir sır olarak kalmak üzere tasarlanmış olması, aslında üzerinde düşünülmesi gereken çok muhteşem bir konudur.
Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü... Akıl çağıydı, akılsızlık çağıydı... İnanç devriydi, kuşku devriydi... Mevsimlerden Aydınlık'tı, mevsimlerden Karanlık'tı... Umudun baharını, çaresizliğin kışını yaşıyorduk... Elimizde hem herşeyimiz vardı, hem de hiç bir şeyimiz yoktu... Hepimiz ya cennete gidecektik, ya da doğruca öteki tafara.