Veba sevme gücünü ve hatta dostluk duygusunu herkesin elinden almıştı. Çünkü aşkın biraz olsun geleceğe gereksinimi vardır ve bizler için kısa anlardan başka bir şey yoktu artık.
Böylece, haftalarca hep aynı mektubu yazıp, aynı çağrıları yineleyip durduk; öyle ki öncdlri yüreğimizden kanla canla çıkmış olan sözcükler bir süre sonra anlamlarını yitiyordu. Biz de onları düşünmeden, ölü tümceler aracılığıyla güç yaşantımızın işaretlerini göndermeye çalışarak, yeniden yazıyorduk. Ve son olarak telgrafın geleneksel çağrısı, bu kısır ve inatçı monoloğa, duvarla konuşmayı andıran bu kuru diyoloğa yeğ tutulur gibi geliyordu.
Aslında kentin kapılarının kapatılmasının en dikkat çeken sonuçlarından biri de ayrılığa hazırlıksız yakalanan kişilerin içinde bulundukları durumdu. Birkaç gün önce, geçici bir ayrılığa göre kendilerini hazırlayan, birkaç hafta sonra birbirleriyle görüşeceklerinden emin, garımızın peronlarında iki-üç tavsiyede bulunarak kucaklaşan ve bu ayrılıkla günlük uğraşlarından birazcık olsun başını kaldırmış anne ve çocuklar, eşler, sevgililer kendilerini, birdenbire çaresiz bir biçimde birbirinden uzak düşmüş, herhangi bir buluşma ya da haberleşme olanağından yoksun bırakılmış bir halde buldular.