EDİP

EDİP
@Edipa
Zonguldak
Zonguldak
7 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Ey özgürlük Neden ülkemde hem çok gibisin hem yok gibisin?
Ey özgürlük…! Neden ülkemde hem çok gibisin hem yok gibisin? . Yansın karanlıklar dedim, başını maviye yaslayınca gece aydınlığa yasak koydular. Saçları bukleli, gözleri kavuniçi bir güneş çizdim dağın doruğuna, daha doğmadan vurdular. . Oysa, -Karanlık ancak ışıkla yıkanır.- . Aydınlık yanından hayatın, her sözü karanlığa sıkılmış kurşun olan yeni bir yüz çizdim, Yakama sarılıp, kim bu diye sordular. Kanayan yaralarımıza parmak basan, kaleminin minneti olmayan bir dost dedim. Bu kez de elimden kalemi alıp kırdılar. . Oysa -Karanlığı ancak ışık onarır.- . Ah ben sana ne desem, ne desem, çığlığına nasıl ses versem...! Dilimin ucunda güneş gibi parlıyorsun, Umut ekilip yoksulluk biçilen güzel ülkem...! . -Umut bu toprakları terk etti.- (Ülkemde hem çok gibi hem yok gibi. .
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir Delinin Senfonik Dokundurmaları -I-
-Sevgi kilidi olmayan tek hazinedir.- -Sevgisiz kalp ışık girmeyen mabet gibidir.- -Sevgisiz yürek ya pas tutar ya buz tutar.- (Sevgi sıcak su gibidir, tüm buzları eritir.) -Sevgi tüm olumsuz duygu ve hislerin panzehiridir.- -Ne olur...! Beni yalnızca çicek açtığımda sevme.- 1. -Mutluluğu aramaktan, İnsanların mutlu olmaya hiç vakitleri yok.- (-Mutlu geceler, neden sadece bir kadının kirpikleri kadar uzun olur?-) -Ne mutlu...! Gün doğumunun mutluluğunu, gün batımına taşıyabilenlere.- (-Hanımlar, Beyler...! Biraz da bana yağar mısınız mutluluğunuzu? -Mutluluğun anahtarı, varlığına şükrettiğimiz insan sayısını artırmaktır.-) -Her güleni mutlu mu sanırsınız?- -Ne her güleni mutu, Ne de her ağlayanı dertli sanmayın.- -Acısı çok olanın gülüşü ya yavandır, ya da yalandır.- Her yer mutsuz kadınlarla mutsuz adamların, Umutsuz evlilikleriyle doldu. . Sevmemek için bahanemiz hazır, ya çok yoğunuz ya çok yorgunuz (!), uyumak için önümüze sonsuzluğu sermişken kâinat. -Oysa bir kıvılcımın parlayıp sönmesi kadardır, bahanelerle geçiştirdiğimiz şu hayat.- Aç parantez (Evliliği pişmanlık müessesesi haline getirdik, bravo bize...(!)) .
Şiir
Sayıların Utancı
Hayatı bir performans raporu sanıyoruz bugünlerde; sürekli üretmek, sürekli tüketmek, hep önde olmak. Durup bir gökyüzüne bakacak vaktimiz yok, bir çiçeğin açışını bekleyecek sabrımız da. Her şeyi rakamlarla ölçüyoruz; sadakati, emeği, hatta dökülen gözyaşlarını bile. . Oysa en kıymetli şeyler, sayıların diline tercüme edilemeyenlerdir. Bir yetimin sessizliği kaç hane eder? Ya da bir ihtiyarın pencere kenarına sığdırdığı bekleyişi? Her şeyin hızını biliyoruz; internetin, trenlerin, geçen günlerin, gezegenlerin, akan nehirlerin. Fakat kalbe düşen bir ayrılık yangınının, bütün bir ruhu hangi hızla küle çevirdiğini tahmin edemiyoruz. İnsanlar artık vitrinlerle tanımlıyor kendini; Her şeyi görünür kılmaya çalışıyor. Hangi markayı giydiğini, nerede yediğini, içtiğini. Etiketlerin parıltısı gurur kaynağı oluyor. Rakamlarla anlatıyor kendini; Sanal meydanlarda sahte gölgeler büyütüyor. Takipçi sayısıyla, Tıklanma sayısıyla, aldığı beğeniyle övünüyor. Bir ekranın ışığında parlayan rakamlar, dijital kalabalıklar arasında, insana kendi cüceliğini dev gösteriyor.
Şiir
Bütün sevgileri topladım, bir anne sevgisi etmedi.
Bütün sevgileri topladım, bir anne sevgisi etmedi. Anneler yaratılmışların en güzelidir. Yağmur sonrası açan gökkuşağı gibidir annelerin yüzü. . -Bir insanı, en çok annesi sever gerisi yalan. Bir insanın adını, en güzel annesi söyler gerisi yavan.- . -Bütün sevgileri topladım, bir anne sevgisi etmedi.- . Hayatta en çok sevip saydığım kadındı Annem. Öyle az buz değil, o da bizi deli gibi severdi onunki menfaatsiz bir sevgiydi. . Her şeyi herkesin yerine düşünmenin, Bir ekmeği sekiz kardeşe adilce bölüşmenin, Kaynayan boş tencerelerle umudu ve sabrı öğretmenin piriydi. Anne uygarlığının baş mimarı, Çilenin ta kendisiydi Annem…! . Dört mevsim yediveren mor çiçekli bir daldı. Tüm anneler gibi onun da binlerce karatlık bir yüreği vardı. Balkondaki ipe çamaşır sermek yerine, mahallemizin serçeleri okuyup kültürlensin diye şiirler asar, Kuşlara edebiyat öğretmenliği yapardı. . -Yüreği güzel olanın dili de güzeldir.- .
Şiir