Artık hiçbir şey düşünmüyor. Düşünmek denen şeyi yitirdi. Yorgunluk da duymuyor. Duyduğu, yorgunluktan başka bir şey. Bir karanlık, bir aydınlık. İlk önceleri, gözlerini sımsıkı yumardı bir karanlık, bir aydınlıkdan kurtulmak için. Şimdi gözlerini bir yumuyor, bir açıyor, bir yumuyor, bir açıyor.
Gün oluyor, memleket aklıma gelmiyor, ama sonra, durup dururken çarpıyor kokusu burnuma. Bu kokunun içinde yaşıyorum günlerce, haftalarca, hasretle, acıyla, kimi kere ağlamaklı olarak.
Ben ölümü düşünüyorum. Benim için bundan tabii ne olabilir? Çok yakında olabilecek ve her şeyi senin için her şeyi, kökünden değiştirecek bir olayı düşünmemek için insan aptal olmalı.