Yusuf Ali

Yusuf Ali
@EdmondDante
708 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Bedeni köle, ruhu özgür!
9/10
·120 syf.··
2021 23. kitabı
Evet merhabalar kitabı incelemeye başlamadan önce Stoa felsefi ve Epiktetos hakkında konuşarak başlamak istiyorum. Stoacılar için insanın temel amacı mutluluktur. Mutluluğa ulaşmak içinse doğaya uygun yaşamak gerekir. Stoa felsefefisinin önde gelen düşünürleri ise Marcus Aurelius, Seneca ve Epiktetosdur. Ve bu insanlara baktığımızda Marcus Aurelius Roma imparatoru imkanların en iyisine sahip. Yani mutluluğun belki de bunlarla olmayacağını insanın kendi içinde olması gerektiğini anlamış olması bana normal geliyor. Şimdiyi düşündüğümüzde de öyle değil mi? Zengin insanlar genelde para ile mutluluk olmaz gibi klişe sözler söylerler. Epiktetos ise bir köle ve köle bir insanın bu felsefeyi benimseyip buna inanması bunu uygulamaya koyması bana çok tuhaf ve takdir edilesi geldi. Şimdi kitap incelemesine geçebiliriz :) Kitabı incelerken belli başlıklar üzerinde duracağım ve bu başlıklar hakkında konuşacağım. 1) Hiçbir şey hakkında “onu kaybettim” deme, sadece “geri verdim” de: Evet Epiktetosa göre insanı mutsuz eden şeylerden biri de “Sahip olma” düşüncesi. İhtiyacımız olmayacağı kadar çok fazla eşyaya, insana ve varlığa sahip olmak istiyoruz ve sonra bunları kaybedince de üzülüyoruz ve kahroluyoruz. Epiktetos ise şöyle söylüyor; Bedenin bile senin değil en sonunda onu bile teslim edecekken nedir bu her şeye sahip olma isteği? 2) Görünümüne kapılıp da onun mutlu olduğunu sanma: Epiktetos özellikle şuan ki sosyal medya zamanını görseydi sanırım bu konu hakkında daha fazla konuşabilirdi. Her gün gezindiğimiz sosyal ağlarda arkadaşlarımızın, çevremizin hatta ve hatta tanımadığımız bir çok insanın hayatını görüyoruz. İnsanlar tabii ki böyle platformlarda hayatının kötü yanlarını değil hep iyi yanlarını gösterme uğraşında. Bizse bunun farkında olmayıp “ ya ne kadar güzel bir
1000Kitap
EnkheiridionEpiktetos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,661 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
EKMEK, EKMEK, EKMEK!
9/10
·556 syf.··
Beğendi
·
2020 15. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2020 21:23
Germinal benim için;acıyı, açlığı, çaresizliği dibine kadar hissettiğim bir eser oldu. Bazen düşünüyorum biz en yakınlarımıza bile düşüncelerimizi duygularımızı tam anlamıyla anlatamazken acımızı ifade edemezken, nasıl olur da hiç tanımadığımız biri dili, dini, yaşayışı, dönemi her şeyiyle farklı olmasına karşın bizi en derin yerlerimizden vuruyor ve bu kadar etkilemeyi başarıyor. Herkes yazar olabilir ama büyük yazar olmanın kanıtı bence budur. İlk defa Emile Zola'nın bir kitabını okudum ve son olmayacağı da kesin. Evet konusu bildiğimiz üzere zaten maden işçileri ve onların günden güne kötüleşen hayatları. Toplum olarak kent soyluları onlar için öyle bir sistem öyle bir yaşayış biçimi kurmuş ki, her yerde ilişkiye girmeleri birlikte olmaları serbest bir hale getirilmiş. E ne kadar kişi olursa evin içinde çalışan kişi sayısı da artar ve daha çok işçi daha az maaş mantığıyla hareket ediliyor. Bu insanlarımız yokluk ve zorluk çektikleri halde en azından yaşıyoruz, hayattayız, karnımız doyuyor diyerek başka bir yere gitmeye cesaret edemiyorlar. Bütün gün çalışıp sadece evin kirasını ödeyip, karınlarını yarı doyurabilen işçilerimize bir darbe daha vurulur ve ücretleri düşürülür. Artık karınları da doymuyordu yeni ücretlerle. Burada biri ortaya çıkar ve kin ve hırsla dolmuş işçileri örgütleyerek bir isyan, bir grev başlatır. Ekmek,ekmek,ekmek diye başlayan ve amacı aslında daha iyi bir çalışma ücreti isteyen isyan, amacından şaşar ve kent soylularına dolan nefrete onları öldürme onların yerine geçme hırsına döner. Acılar katlanır ve büyür. Hani bazen düşünürüz, hayatımızda şu olsa mutlu olabilirdik diye hayal ederiz. İşçilerimiz bu hayali kurarken, Müdür Hennebeau'nun hayali ise işçiler gibi olmak istediği zaman bir kadınla olabilmek, aylak biri olmak. Ama böyledir ya
1000Kitap
GerminalEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201914,3bin okunma
Her zaman şanslı bir yumruk ihtimali vardır!
Puan vermedi·80 syf.··
2020 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2020 14:16
Jack London bizlere bu kısa romanında hayatının merkezine boksu koyan, onsuz bir hayat düşünemeyen genç Joe' nun hayatını anlatıyor. Genç Joe her şeyden çok sevdiği bu sporu hayatının aşkı Genevieve ile karşılaştıktan sonra onun için bırakmak istiyor ve sadece son bir maç sözü veriyor. Ama bu süreçte Genevieve' nin farketmediği bir şeyde Joe' nun hayatından çok sevdiği bu sporu bırakma evresinde değişmesi ve eski Joe gibi davranmaması, çünkü o bu sporu yaparken kendi gibi hissediyor ve bu zamana kadar bulunduğu bu durumu ve karakteri bu spor sayesinde. Ve kitabın verdiği mesaj ise her zaman şanslı bir yumruk ihtimali vardır, hayat için planlar yaparız gelecek hayalleri kurarız tam herşey halloldu derken bir yumruk her şeyi mahvedebilir...
MaçJack London · Kara Karga Yayınları · 20203,656 okunma
Bitmeyen Kavga
8/10
·316 syf.··
2019 42. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2019 04:49
İnsan... Biri hariç, karşılaştığı her engeli, her düşmanı yendi. Kendini yenemedi. Nasıl nefret etmesin kendinden... . . . Okuduğum 4. John Steinbeck Romanı ve yine Kapitalist düzene vurgu yapılan işlenilen bir kitap. Steinbeck yaşamını fakir bir ailede işçi olarak geçirdiği için kitaplarında işçilerin duygularını çok iyi bir şekilde anlatıyor. Evet kitabın konusuna gelirsek yine klasik olarak İşveren dediğimiz insanlar yani patronlar insanları ne kadar fazla sömürebilirim derdinde. Bunun en iyi yoluysa insanların zaaflarına yönelmek. En başta 20 cente başlayan elma toplayıcılığı işi insanların paraya da ihtiyacı olduğu, ne maaş verilirse verilsin işten çıkamayacaklarını, geçindirmesi gerektiği bir ailesi olduğunu bilen bu insan sömürücüleri daha fazla kişi işe alıp maaşları her geçen gün düşürüyorlar. İşçiler öfkeli ama bu işçilerimizin bir sorunu var öfkelerini duygularını dışarı vuramıyorlar anlatamıyorlar. Işte Jim ile Mac karşımıza burda çıkıyor. İnsanların duygularını öfkelerini dışarı vurmalarını sağlamak için onların yanında işe girip onları örgütlemeye başlıyorlar. Kitap içinde çok güzel bir söz dikkatimi çekti " İnsanlar bir amaca bağlandıklarında bir topluluk içinde bir görev sahibi olduklarında kendilerinden daha farklı bir insan oldukları farkedildi" Bu işçilerimize de böyle oluyor ve ilk defa bir dava uğruna greve gidip işi bırakıyorlar. Tabi iş sahipleri çeşitli sinsiliklerle onları grevden vazgeçirmeye çalışıyor ama fark edemedikleri bir şey var, artık isçiler kendi haklarını savunmayı öğrenmiştir ve Bitmeyen Kavga başlamıştır... . . . Steinbeck genel olarak kitaplarında kendini bir karakter içine koyar ve fikirlerini o karakter üzerinden vermeyi tercih eder. Bu kitapda her ne kadar baş karakter Mac' ın görüşleri öne çıksa da aslında Dr Burton' un
Bitmeyen KavgaJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 20167,6bin okunma
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2019 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2019 16:31
"Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı hem aptallık, hem inanç devriydi, hem kuşku,hem herşeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu." Şuana kadar okuduğum kitaplar arasında en etkileyici girişi olan kitaptı. Dönemi öyle güzel özetlemişti ki yazar ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi diyorum. Kitabın konusuna gelirsek, Fransız ihtilali öncesi ve sonrasında yaşananları anlatıyor. Ihtilalden önce Soylular halka zulüm ediyor ve halk günden güne nefret ve kinle doluyor ihtilal kaçınılmaz bir son oluyor. Ama sorun ihtilalden sonra hiçbirşey düzelmiyor sadece zulüm edenler değişiyor acılar belki de katlanıyor . Halk suçsuz olan soyluların soyundan gelenleri bir bir giyotinle cezalandırıyor. İşte böyle bir dönemin arasında da bir aşk hikayesi yaşanıyor.Vefakar Syndey Carton bize bir insanı ne kadar çok ne kadar doğru sevilebilecegini gösteriyor... Ben kitabı çok beğendim özellikle bulunan dönemi tüm çıplaklığıyla anlatması o donemi anlamama yardımcı oldu çok etkileyeci bir kitaptı.Özellikle son 60 sayfasını soluk soluğa okudum diyebilirim. Okuyacaklara şimdiden iyi okumalar :)
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,4bin okunma