Her seferinde bu insanlarla neden bir arada olduğumu,hiç istemediğim halde beni ilgilendirmeyen konularını, zevklerini bitmek bilmeyen dertlerini ve telaşlarını neden dinlediğimi sorgularken ve kaçma isteği duyarken, teyzeme yakalanıyordum.
İnsanların konuşacak bunca şeyi nereden bulduklarını anlayamıyordum.En önemsiz ayrıntıyı bile bir başkasına anlatma arzusunu nedeni ne olabilirdi? Bazıları hınçla yapıyordu bunu. Bir kelime daha fazla söyleyebilmek için ortamı sırf kendileriyle doldurabilmek için başkalarını hırpalıyorlardı.
Bir zamanlar sevdiğimiz çoğu insan, sonradan bizim için huzursuzluk veren bir yabancıya dönüşüyordu.Yabancıların en yakınlarımız ve en yakınımızdakilerin giderek yabancıya dönüştüğü ilişkiler ağında, her halükârda içerdeki o en derin yerdeki yalnızlık duygumuz büyüyordu.