26. Hayır; can, köprücük kemiğine gelip dayandığı zaman,
27. "Son müdahaleyi yapacak kim" denir.
28.Artık gerçekten, kendisi de bir ayrılık olduğunu anlamıştır.
29. (Ölüm korkusundan) Ayaklar birbirine dolaştığında;
30. O gün sevk, yalnızca Rabbinedir.
31. Fakat o, ne doğrulamış ne de namaz kılmıştı.
32. Ancak o, yalanlamış ve yüz çevirmişti.
33.Sonra çalım satarak yakınlarına gitmişti.
Uçmayı öğrenmeden, göçmeye mecbur
Kalmış bir kuş gibi kalbimiz
Ah şu yalnızlık kemik gibi
Ne yana dönsem batar
Çünkü kırıldım, avuç uçlarıma kadar
Şu küçücük kalpte nice hakkın yüklü