KAYIP DÜŞ'MAN
“Geçmiş susmaz. Sadece yeniden anlatacak birini bekler.”
“Geçmiş, ya geçmemişse.”
Kayıp Serisi'nin 3. Kitabını da diğer eserleri gibi heyecan ve keyifle okudum. Mina'nın, olacakları rüyalarında görmesi ile başlayan kurgu sonrasında kitap sizi içine öyle bir çekiyor ki çıkmak istemeyeceksiniz. Öncelikle, satırlar arasında Mina'nın bir çevreci olduğunu okuyunca çok mutlu oldum. Mina'nın psişik güçleri, rüyaları ve porselen bebeklerle gelen mesajlar ile olayları çözmeye çalışmaları heyecanı doruğa çıkartıyor. Yaşanan cinayetlerin eski yaşanan acılar ile bağlanmış olması ve yurtta yaşanan kötü olayları okudukça çok ama çok üzüldüm. Nasıl bir vicdansızlık... yaşanmış olan sahneleri düşündükçe... Mina'nın o zamanlar ile ilgili sırları, yaşanan seri cinayetler sonrası ortaya çıkan acı gerçekler ve annesi ile ilgili büyük sırrı öğrendiğimde ben de yıkıldım. Hele ki son sayfalarda yazan bu kısım “Biliyor musun; her gün değil, her saniye dünyada milyonlarca kadın ve çocuk tacize ya da tecavüze uğruyor. Üstelik tecavüzcülerinin çoğu evin içinde...” yürek parçalayıcı... İnsan bunların gerçekte de yaşandığını düşününce bu dünya da nasıl yaşıyorum diye sorgularken buluyor kendini. Eserde araya biraz aşk sıkışmış ama sadece sıkışıp kalmış. Sonunu biraz farklı bekliyordum. Ama belki öylesi daha iyi oldu. Gül'ün yazmış olduğu not sonrası yaşanan olaylar, serinin 4. Kitabı olabilir mi diye düşündürdü beni. (Bir kere intikam almaya ve adaleti sağlamaya başlayınca devam ediyordun...) Yazarımızın emeğine yüreğine sağlık, nice yeni eserler ile birlikte olmak dileğiyle.
#aylakoca #kayıpdüşman #okudumbitti #yorum
PORSELEN BEBEK
"Koku hafızayla diğer duygularımızdan çok daha fazla bağlantılı olduğu için kokular bir olaydan çok sonra bile son derece canlı anıları tetikleyebilmektedir."
Eserde 1915-1993 yılları arasında geçen olaylar anlatılmış. Olay örgüsü bana biraz karmaşık geldi, ya da ben kendimi esere veremedim. Fazla karakter oluşu ve bir de kısaltılmış isimler de katılınca kafam biraz karıştı okuma süresinde. Da vinci şifresini çözer gibi hissettim kendimi... Üç kuşak Rus kadının hayatı işlenmiş eserde. 1917 devrimi, Nazi Almanya’sı ile savaşın ilan edilmesi, yaşanan acılar, hüzünler, kayıplar... Tonya’nın kendi etini çocukları için pişirmesi... gizemli porselen bebekler ve sırlar... Roise’nin geçmişi anlamak için araştırma isteği ve ardında bırakmayı isterken öğrendiği sırlar sonrası her şeyin karmakarışık bir hal alması...
#kristenloesch #porselenbebek #okudumbitti #yorum
"Koku hafızayla diğer duygularımızdan çok daha fazla bağlantılı olduğu için kokular bir olaydan çok sonra bile son derece canlı anıları tetikleyebilmektedir." @kristenloeschwriter