Eda Doğan Karabulut

Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2025 37. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2025 21:29
Yazarla tanışma kitabımdı, yazarın anlatımı güzel , dili akıcı ama başta anlaması kolay değil , çünkü fazlasıyla belirsiz zaman geçişleri olan bir kitap . Bazen kimin hikayesindeyim, hangi dönemdeyiz diye düşünürken buldum kendimi. Ama okudukça taşlar yerine oturuyor. Hikayenin merkezinde, yıllarca akıl hastanesine kapatılmış bir kadının, Esme’nin hayatı var. Ama aslında bu sadece Esme’nin değil, bir dönemin, bir toplumun, kadın nasıl olmalı kalıplarının hikayesi. O’Farrell, satır aralarına öyle çok şey gizlemiş ki; bir yandan dönemin ahlaki baskılarını hissediyorsunuz, bir yandan Esme’nin içine sığdıramadığı özgürlüğünü. Okurken Esme’ye karşı inanılmaz bir koruma hissi duydum mesela. Kitap ilerledikçe duygusal olarak daha da ağırlaştı benim için. Kısacası toplumun ‘uygun’ gördüğü kalıplara sığmadığı için susturulan bir kadının sessiz direnişini okumak isterseniz . İşte bu o kitap.
Esme Lennox Nasıl Yok OlduMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20242,915 okunma
Puan vermedi·496 syf.··
Beğendi
·
2025 36. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 00:12
Bazı kitaplar öyle güzel ki , sessiz ama derinden akarlar. İşte Kırmızı Buğday’da öyleydi. Bir tarafta memleketin tozlu yolları , bir tarafta savaşın bıraktığı enkaz, geçmişle bugün arasında bir köprü gibiydi. Kitabı ilk elime aldığımda, Milli Mücadeleyi okuyacağımı hiç düşünmemiştim. Gözümüzü Çanakkale ile açıyor , 1. Dünya savaşına gidiyoruz sonra ilerleyip Kurtuluş savaşına varıyoruz. Kitap savaşların arasına çok güzel bir şekilde sınıf mücadelesi ekliyor. Yaşar Kemal’in Çukurova’sında İnce Memede nasıl gönül verdiysek , şimdi de Ahmet Büke’nin Ege’sinde Arap Ali’ye gönül verdik. İnce Memed yerel gücün acımasızlığı ile boy vermişti, Arap Ali ise savaş sırasında bile kendi halkına eziyeti elinden bırakmayan yerel güç ile boy verdi. Milli duyguları içinde hisseden herkesin keyifle okuyacağına inanıyorum. Çünkü Anadolu’nun kalbi atıyor sayfalarda, binlerce yıllık bir mazi. Bu toprakların tarihini ve kimliğini hatırlıyorsunuz. Ahmet Büke ile tanışmamda böyle güzel bir eserle olmuş oldu. Sanırım Deli İbram Divanı kitabını da en kısa zamanda kitaplığa ekleyeceğim.
Kırmızı BuğdayAhmet Büke · Can Yayınları · 2025679 okunma
Puan vermedi·512 syf.··
Beğendi
·
2025 33. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2025 23:03
Jane Austen’in en romantik olmayan kitabı nedir deseler , Mansfield Park derim. Romanın merkezinde, mütevazı ve kırılgan Fanny Price vardır. Çocuk yaşta zengin akrabalarının yanına gönderilen Fanny, Mansfield Park’ın görkemli ama duygusal olarak soğuk atmosferine adım atar. Austen, onun aracılığıyla toplumun sınıf farklarını, kibarlıkla kibrin birbirine nasıl karıştığını, ahlaki doğruluğun nasıl sessiz bir direnişe dönüşebileceğini gösterir. Fanny, ilk bakışta pasif gibi görünse de aslında romanın en güçlü iradesine sahiptir. O, çevresindeki insanların “uygun” davranışlarına boyun eğmeyen, sessiz ama kararlı biri. Fanny’nin kuzeni Edmund’un ahlaki ikilemleri, Mary Crawford’un cazibesiyle çelişen çıkarcılığı ve Mansfield Park’ın duvarları içinde örülen ikiyüzlülük ağları. Kitap, sakin ve yavaş ilerleyen , modern okuyucu için belki kolay olmayan bir tarz. Gösterişli tutkulardan çok , içsel ahlakın ve sabrın hikayesi. Bu yüzden , Austen’in en gerçek romanlarından biri bence. Ters köşeleri ile ben çok severek okudum
Mansfield ParkJane Austen · Can Yayınları · 20172,632 okunma
Puan vermedi·512 syf.··
2025 31. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2025 17:41
Ne Nana’ydı o öyle maşallah! Zola resmen karakteri almış, altın varakla süsleyip hem sahneye hem de hayatın ortasına koymuş! Nana’yı okurken bir yandan “bu kız ne yapıyor böyle!” diyorsunuz, bir yandan da “ama helal olsun, kimseye eyvallahı yok!” diyorsunuz. Nana bir karakter filan değil, resmen bir fırtınaGirdiği her yeri karıştırıyor ama öyle bir karıştırıyor ki, iz bırakmadan gitmiyor. Romanı okurken bir tiyatro sahnesindeymişim gibi hissettim; ışıklar Nana’nın üzerinde, biz de sadece seyirciyiz Konunun derinliğine indikçe hem dönemin toplumsal eleştirisi hem de insan ruhunun karanlık yanları görmeye başlıyorsunuz . Paris’in ışıltılı sosyetesinin arkası , önü gibi pek parlak değil maalesef. Kısacası, Nana sıradan bir roman değil; okuyanı sarsıyor, güldürüyor, kızdırıyor ama en çok da düşündürüyor. Klasik severler kaçırmasın
NanaEmile Zola · İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,5bin okunma
Puan vermedi·637 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 23:40
Dirilişi okurken yalnızca bir romanın sayfalarında değil, insan ruhunun derin koridorlarında dolaşıyorsunuz diyebilirim. Nehlüdov’un hikâyesi, bana pişmanlığın ağırlığını ve vicdanın insana yeniden doğmayı zorunlu kılan gücünü hissettirdi. Her bir satır, “Gerçek diriliş nedir?” sorusunu zihninize bırakıyor. Tolstoy, toplumsal adaletsizliği, dinin samimiyetten uzak yorumlarını ve sınıflar arasındaki uçurumu gözler önüne sererken, aslında bizi kendi iç dünyamızla yüzleştiriyor. Bunu yaparken kuru bir eleştiri içinde bırakmadan, içsel bir yolculuğa çıkarıyor. Okudukça insan kendisine “ben olsam ne yapardım” diye soruyor. Benim için Diriliş, bir roman olmanın çok ötesine geçti. Vicdanın, adaletin ve yeniden başlamanın kıymetini hatırlatan güçlü bir içsel yolculuk oldu. Kitabı kapattığımda içimde yankılanan tek şey şuydu: “Asıl devrim, insanın kendi içinde başlattığıdır.” Tolstoy’un, Savaş ve Barış, İnsan Ne ile Yaşar kitabı da muazzamdı ama favorim Diriliş kesinlikle.
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,5bin okunma