"Virane kalbime ne yaptın?
Bak deli aşkım, ne yaptın?
Alışkanlık kozasında rahat uyuyordum.
Kelebek kanadıma ne yaptın?
Gözlerinin kadehinden daha içmeden Sarhoş oldum.
Meyhanem sarhoş oldu, ne yaptın?
Yaslanılmaya layık değil miydim?
Omuzlarımın hasretine ne yaptın?
Beni yordun kendin de yorgun gittin.
Ey yolcu! Yuvama ne yaptın?
Dünya yağmurlu oldu gözyaşlarınla
Yuvamın çatısına ne yaptın?
Onların huyu bu. her şeyle kumar oynarlar. bütün canlar onların canının keyfi içindir. bir bakarsın dünyaları tutar gibi tutarlar seni, bir bakmışsın küçülüp sadece bir resim oluvermişsin gözlerinde. bir anda. mazi olmuşsun, tek bir saniyede. seni içlerine çekip hayatlarının geri kalanını seninle geçirmek istediklerini fısıldarlar kulaklarına, ama korkuyu duyumsadıkları anda. kapının yolunu yarılamışlardır çoktan. seni incelikle bırakacak cesareti gösteremeden, insan kalbinin onlar için bir anlamı yokmuş gibi.
ve bunca şeyden sonra. bunca şeyi alıp götürdükten sonra, o cüret. ne acıklı ve komik değil mi ...
onların kalpleri de seninki gibi sanıyorsun herkes o kadar yumuşak o kadar şefkat dolu olamaz oysa
oldukları gibi görmüyorsun insanları olabilecekleri gibi görüyorsun
kendinden veriyor, veriyorsun onlar her şeyini çekip alıncaya ve için bomboş kalıncaya dek