Okuyan Adam

Okuyan Adam
@Efetar
#makale #okudumbitti Türk Tarihi ve Sosyolojimiz Prof. Dr. Baykan Sezer Türkler Ansiklopedisi Cilt I YENİ TÜRKİYE YAYINLARI (2024 - 16 - 4369) Sosyoloji ile Türk tarihi arasındaki ilişkiyi temel ve zorunlu bir ilişki olduğu için önemsiyoruz. Türk tarihinin incelenmesi iki açıdan önemlidir. Birincisi mevcut tarih açıklama ve kavramları tüm ülke tarihlerini kapsamamaktadır. Bu eksiklik, en açık biçimde Türk tarihinin ele alınmasında görülmektedir. Türk tarihinin önemli bir farklılığı ve üstünlüğü bulunmaktadır. Sosyolojimiz bu nedenle Türk tarihi üzerinde çok daha özen ve önemle durmalıdır. Türk tarihi Batı açıklamalarıyla uyuşmamaktadır. Bunun en önemli göstergelerinden biri, Türk toplumunda Batı benzeri sınıfların yokluğudur. Bu önemli bir özelliktir. Çünkü Batı tüm gelişmeleri sınıflar üzerine kurduğu kuramlar aracılığıyla açıklamaktadır. Bir kısım açıklamalar sınıf çatışmasına, bir kısım açıklamalar ise belli sınıflara tanınan özellik ve üstünlüklere dayanmaktadır. Bu açıdan Doğu'da tarih boyunca sınıf nitelemesini hak etmiş toplum kesitlerinden söz edebilmek güçtür. Doğu'da sınıf yokluğu nedeniyle herhangi bir yeni atılım ve gelişme olmadığı, böyle bir olanağın bulunmadığı belirtilmektedir. Bu nedenle Doğu toplumları kapalı, durgun, tarih dışı toplumlar olarak tanımlanmaktadır. Bu görüş Doğu toplumlarının gelişmeye açık olmadığı önyargılarına da dayanak olmaktadır. Sınıflı toplum kavramı ile Batı kendini tarihin yaratıcısı olarak gösterecek, Doğu'da sınıfların olmaması dolayısıyla bu toplumlar tarihsiz toplumlar olarak gösterilecektir. Gerçekte Doğu toplumlarında gelişmenin kaynağı toplum parçaları, toplum kesitleri değil, toplum birliğidir ve bu birlik de Devlet aracılığıyla mümkün olabilmiştir. Çözümün ve çözüm arayışının ilk ve en açık belirtisi siyasettir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Okuyan Adam

, bir kitap okudu
Puan vermedi·293 syf.··
2024 13. kitabı
Ali Sevim
8.7/10 · 7 okunma
Puan vermedi·293 syf.··
2024 13. kitabı
#kitapyorumum #okudumbitti Suriye ve Filistin Selçukluları Tarihi Prof. Dr. Ali Sevim TÜRK TARİH KURUMU YAYINLARI (2024 - 14 - 3931) Selçuklular, Karahanlılar ve Gaznelilerle yaptıkları oldukça uzun süreli mücadelelerin bir zirvesini oluşturan ve Gaznelilere karşı kazandıkları Dandanakan Savaşından sonra Horasan'a yerleşip bağımsız bir devlet kurmayı başarmışlardır. Tuğrul Bey'e bağlı hareket eden Selçuklu emir ve komutanları, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan, Bizans, Güneydoğu Anadolu ve Ortadoğu'da akınlara başladı. Ancak Güneydoğu'da ve Ortadoğu'da bulunan Müslüman beyliklerin talebi üzerine Tuğrul Bey, kuvvetlerini Hristiyan Bizans topraklarına yönlendirmiştir. 1045 yılına gelindiğinde Bizans İmparatoru IX. Konstantin Monomak'ın Gürcistan Valisi Liparit kumandasında gönderdiği kuvvetler, Tuğrul Bey'in Kutalmış komutasında gönderdiği kuvvetler tarafından Gence önlerinde bozguna uğratıldı. Böylece Türkler, Bizans'a karşı ilk zaferini kazandı. Devam eden Selçuklu-Bizans muharebeleri sonrası Bizans, Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey'den barış istemiş ve Tuğrul Bey'in Emeviler döneminde İstanbul'da inşa edilen ancak harap bir durumda bulunan caminin onarılmasını, mihrabının üzerine ok ve yay timsalinin konulmasını, Mısır Fatımileri adına okunan Şii hutbesinin Sünni Bağdat Abbasi Halifeliği ve Selçuklu Sultanlığı adına okunmak üzere değiştirilmesini ve yıllık vergi ödenmesini şart koşmuş, vergi hariç diğer şartlar Bizans tarafından yerine getirilmiştir. 1040'tan 1071'e kadar Bizans ve Bizans'ın egemenliğindeki Ermeni ve Gürcülere karşı Selçuklu akınları aralıksız devam edecek ve Bizans'ın doğu kapıları Türkler tarafından sürekli dövülecektir. Selçuklu Sultanı Alparslan döneminde Bizans ile yapılan Malazgirt Savaşı ise Türk Ordusunun Anadolu'da kalıcı olarak yerleşmesini
Suriye ve Filistin Selçukluları TarihiAli Sevim · Türk Tarih Kurumu · 20007 okunma
#makale #okudumbitti Osmanlı Tarihinde Dönemler Prof. Dr. Halil İnalcık Türkler Ansiklopedisi Cilt I YENİ TÜRKİYE YAYINLARI (2024 - 14 - 3942) II. Bayezid'in emriyle yazdığı özenle hazırlanmış tarihinin mukaddimesinde Kemalpaşazade, Osmanlı tarihini daha önceki Müslüman hanedanlarla karşılaştırır ve Osmanlı hanedanının üstünlüğünün sebeplerini üç başlık halinde toplar. Büyük bilgin ilk olarak, diğer Müslüman hanedanların aksine Osmanlıların, İslâm dünyasında daha önceki Müslüman devletleri zorla istila ederek değil ve fakat Darü'l Harb"e ait toprakların fethi yoluyla devletlerini kurduklarını belirtir. İkinci olarak, Osmanlı Devleti'nde hükümdarın otoritesi ve kanunların geçerliliği tam ve mutlaktır. Üçüncü olarak da, Osmanlı Devleti bütün ötekilerden daha zengin, daha çok nüfusa sahip ve ülke bakımından daha geniştir. Hiçbir devlet Osmanlıların askeri gücüne sahip değildir; yalnız Osmanlı Devleti büyük bir deniz gücüne sahip olmuştur. Osmanlı sultanlarının amacı, tedbir-i imaret-i ruy-ı zemin, yani yeryüzünü mamur hale getirmek, hak dininin düşmanlarını yok etmek ve kutsal kanunu desteklemektir. Cihad veya gaza, yani kutsal savaş, 17. yüzyılın sonuna kadar Osmanlı Devleti'nin dinamik hareket ilkesi olarak devam etmiştir. 1354 itibariyle İznikli Müslümanlar, esirleri olan Selanik Başpiskoposu Gregory Palamas ile tartışmalarında, Hristiyan Batı'nın istilasının kaçınılmaz olduğundan bahsetmekteydiler ve 1333'e kadar inen erken bir tarihten itibaren Bizans imparatorları, Osmanlı tehlikesine karşı kiliselerin birliğini önererek Papa'ya başvurmaya başladılar. Bununla birlikte, gazanın sadece Bizans İmparatorluğu ile Balkan ülkelerini kaygılandırmaktan çıkıp bir Avrupa sorunu haline gelişi, ancak I. Bayezid zamanında gerçekleşmiştir. Osmanlıların 1393 ile 1396 arasındaki

Okuyan Adam

, bir kitap okudu
Puan vermedi·168 syf.··
2024 12. kitabı
Francis Bacon
7.3/10 · 532 okunma