Rukayye

Anlamak zahmetine hiç girmeden, üç satır okumadan, ter dökmeden üst perdeden konuşan insanların ülkesi. Okumasına ve anlamasına gerek yok çünkü o doğuştan haklı olanlar kabilesinden.
Sayfa 178·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Türkiye'den yakınmak, yapılacakların en kolayı. Oysa hepimiz bir kenarından bu günah çemberine tutunmuş durumdayız. Koca bir ülke, âdeta herkes birbirinin suçunu bildiği için kimsenin konuşmadığı bir suç şebekesi. Hepimiz bir merhamet yorgunluğundan mustaribiz. Toprağa ve insana merhamet etmeyi unutmuşuz. Küçücük yavruların psikopatik şiddetin yeni kurbanları olarak zuhur etmesi bu yüzden. Toprağın her zamankinden fazla kirlenmesi, insan ilişkilerindeki şüphe, ideolojik bezirganlık bu yüzden. Ötekinin tanınması ve geçerli kılınması, sorgu sual edilmesinden önce gelir. "Gelin tanış olalım," demişti koca Yunus. Muhabbet ve merhamet yoksa, ahlak yoktur.
Sayfa 161·Kitabı okudu
İnsanı aziz bilmek, bu dünyanın cennetidir. Sokaktakinden ,“göbeğini kaşıyan adamdan” hikâyelerini dinleyebilirsek eğer, onların da sımsıcak bir iç dünyaya sahip olduklarını , bazı şeylere üzülüp bazı şeylere sevindiklerini fark edeceğiz. Alışveriş ettiğimiz esnafla hoşbeş edebilmek, mesai arkadaşlarımızla dost olmak, komşuların evlerine girebilmek, sokağa çıktığımızda selamlaşabilmek… İnsana değer vermeyi bilirsek, mutluluk kelebeği sessizce omuzlarımıza konuverecek.
Anlam hepimizin yitiğidir, inatçı sisin görüş mesafesini yok ettiği bir nihilizm çağında ruha kılavuzluk eden deniz feneridir anlam.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Benim kıyısında saygıyla beklediğim olanak, başkalarının çiğneyip attığı bir sıradanlıktı. Şükrü Erbaş