Zihnimin ondan kaçmak istediği bin bir kılığa girip bana söylenen her söze korkunç bir nakarat gibi karışıyor, benimle birlikte zindanımın iğrenç parmaklıklarına yapışıyor, uyanıkken yakamı bırakmıyor, çırpınışlarla dolu uykumda beni gözleyip rüyalarıma bir bıçak şeklinde giriyor.
Mezarlıklar kiminin hikayesinin son sayfası, kiminin ise asıl başlangıcıdır. Mezarlıklar birinin tutsağı olabilirken, bir diğerinin kurtuluşudur.
Bir mezarlık tanıdım. Belli ki uzun zamandır kimsesi uğramamış. Kuru toprağını kimse su serpmemiş, kuruyan dallarını kimse yeşertmemiş, soğuk duvarları temizlenmemişti.
Acı kokuyordu toprağı acının tohumlarını bizzat yüreğine mi ekmişti, yoksa başka birine miras mı bırakmıştı?
Başka bir insan bunu yapmayabilirdi ama zamanında o kadar çok yalnız kalmış, o kadar çok kendimle baş başa vakit geçirmiştim ki üzerinde düşünecek birçok konum olabiliyordu.