"Bir an önce doğur onu, sevinevektir doğduğuna." "Belki de sevinmez," dedi Vera kuşkuyla. "Belki de ebediyen çile çekecek." "Biz bundan sonra mutsuzluğa izin vermeyeceğiz," diye yanıtladı Çagatayev.
"Çagatayev eğimli karanlık toprağın kıyısında duruyordu; buradan sonra daha mutlu ve aydınlık çöl başlamaktaydı ve yitip giden çocukluk gününde, ölü kum tepelerinin arasında sessiz saatlerde bile ağır ağır sürüklenip ağlayan, uzaklardan kovulmuş küçük bir rüzgâr esiyordu. Çocuk bu rüzgâra kulak vermiş, onu görmek, yanında olabilmek için gözleriyle takip etmiş, fakat hiçbir şey göremeyerek bir çığlık koparmıştı. Rüzgâr ondan kaçıp gitmiş, kimse yanıt vermemişti sesine."
"Zamanımızın büyük bir bölümünü saçma sapan şeylerle ve havailik ederek ziyan ettim, yıllarımızı ahmakça şeylerle, onunla bununla alay ederek, önemsiz hayallerle, bir yarar sağlamayan kavgalara harcadım. Oturup çalışmalıydık, efendim, okumalıydık, bize bahşedilen kısacık zamanda yararlı bir şeyler yapmalıydık."
"Bir köpeğin yaklaşık iki yüz yirmi milyon kadar koku reseptörü vardır, insanınsa yalnızca beş milyon; ortada böyle büyük bir fark varken köpeğin algıladığı dünyanın, insanın algıladığından bambaşka olduğunu düşünmek yanlış olmaz."