Timbuktu

7,3/10  (12 Oy) · 
52 okunma  · 
10 beğeni  · 
858 gösterim
Paul Auster'ın yeni romanının iki kahramanı var; biri evsiz-barksız, sarhoş, yarı-deli Willy, öbürü de kendi insanlığımız konusunda ondan pek çok şey öğreneceğimiz bir köpek: Kemik Bey. Bir köpeğin gözünden, onun düşüncelerine girerek dünyayı, yaşamı, insan ilişkilerini işleyen Paul Auster, kimi yerde eğlendirici, kimi yerde de trajik ve hüzünlü bir anlatımla her zamanki dil ustalığıyla, sözcüklere yüklediği enerjiyle, yalın ama yoğun yorumuyla bizi alışılmadık yollardan insanlığımızla yüzyüze getiriyor; yaşamlarımızın, ilkelerimizin kimi zaman nasıl da çürük ve dayanıksız temellere oturduğunu kanıtlarken, belleğimizin derinlerine gömdüğümüz eski ve kalıcı değerleri, günümüzün hızlı ve acımasız akışı içinde nasıl da unuttuğumuzu nostaljik yolculuklarla anımsatıyor. Willy ile Kemik Bey'in, yaşamın son durağı olan Timbuktu'ya doğru çıktıkları yolculuğu, yaşam felsefesini yansıtan bir izlek gibi kullanan Paul Auster, bütün romanlarında yaptığı gibi bu kitabına da katmış kendisini; dahası, Willy'de olduğu kadar, Kemik Bey'de de ondan izler bulmak olası. Yazar, bizi insan türünün çerçevesi dışına çıkararak, kendimize yepyeni bir gözle bakmamızı sağlıyor.
Hangi konuda yazmayı seçerse seçsin, nasıl bir masal uydurursa uydursun, büyüsünü koruyor, bizi de o büyünün içine katıyor.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2009
  • Sayfa Sayısı:
    165
  • ISBN:
    9789755109510
  • Orijinal Adı:
    Timbuktu
  • Çeviri:
    İlknur Özdemir
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ahsen B. 
08 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

Timbuktu, Paul Auster'ın okuduğum ilk kitabı.. Kitabı okumadan önce acaba 'sen dili'yle mi yazılmıştır diye endişelenmiştim ama neyse ki öyle olmadığını gördüm. Her ne kadar asıl karakterin hayvanlar olduğu kitapları çok sevmesem de kitabı, özellikle de Kemik Bey'i, çok sevdim. Paul Auster gerçekten zoru başarmış diye düşünüyorum. Zira bir köpeği insanlaştırmadan anlatmak büyük bir başarı.
Hikayenin gelişimi ve özellikle de sonu benim için çok güzeldi.
Eğer Timbultu'yu okumayı düşünüyorsanız, 200 sayfanın altında güzel bir hikaye bekliyor sizi.

İlker U 
12 Mar 14:12 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 7/10 puan

Farklı açılardan bakabilmek zordur, biz bunun için çabalarken genellikle insanlarla empati kurar, yeni bakış açıları yakalamaya çalışırız. Bir köpek gibi düşünmek veya onu anlamak bize gülünç gelir. Auster bu tip ön yargılara kapılmamış olacak ki Kemik Beyi kitabın merkezine yerleştirmiş.

Sayfaları çevirdikçe Kemik Beye daha çok alışılıyor. Ama Willy'i unutmayın zaman zaman merkezden uzaklaşıp onun sözlerine kulak vermekte de fayda var.

crocus 
02 Ağu 17:27 · Kitabı okudu · 8 günde · 10/10 puan

Sıradışı bir kahramanı olan kitapta Kemik Bey'in gözünden insanların dünyası anlatılıyor. İlk sahibi Willy ile dünyayı tanımış Kemik Bey'in Willy'den sonraki yaşantısı, çevresi ile ilişkisi, ilk sahibinin sıradışı yaşamı nedeniyle tanıdığı dünya ile bilmediği dünya arasındaki farklar vs. Kitapta, bir hayvanın gözünden bol bol bizlere göndermeler var aslında.

Kitaptan 13 Alıntı

Sonya 
 03 Nis 09:39 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsan kendisine inanan birini bulmazsa bu dünyada asla bir şey başaramaz.

Timbuktu, Paul Auster (Sayfa 17 - Can yayınları,çeviri İlknur Özdemir)Timbuktu, Paul Auster (Sayfa 17 - Can yayınları,çeviri İlknur Özdemir)
Sonya 
02 Nis 09:49 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Insanlar da köpek muamelesi görebilirler, dostum, bazen de gidecekleri bir yer olmadığı için ahırlarda ya da çayırlarda yatarlar. Kendine acımayı başlamadan önce yolunu kaybeden ilk köpeğin sen olmadığını hatırla.

Timbuktu, Paul Auster (Sayfa 115 - Can yayınları)Timbuktu, Paul Auster (Sayfa 115 - Can yayınları)
Hayati Gostalak 
03 Eyl 21:47 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Bir yandan temiz bir kalbim var, iyi yürekliyim, Santa'nın sadık yardımcısıyım. Öte yandan ağzı kalabalık bir çatlak, bir inançsız, kokuşmuş bir palyaçoyum."

Timbuktu, Paul Auster (Sayfa 61 - Can Yay.)Timbuktu, Paul Auster (Sayfa 61 - Can Yay.)

...eğer kendinizi içinde güvende hissetmiyorsanız, sığındığınız yerde istenmeyen kişi olarak görülüyorsanız, yuva denilen şey neye yarardı? Birini karanlık bir kutuya kapatmak haksızlıktı. Ölünce yapılırdı böyle bir şey ama hayatta olduğunuz sürece, soluk alıp verdiğiniz sürece böyle aşağılanmalara boyun eğmemek hem kendinize hem de bu dünyada kutsal sayılan her şeye karşı görev sayılırdı.

Timbuktu, Paul AusterTimbuktu, Paul Auster
Hayati Gostalak 
03 Eyl 21:48 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Dünyayı bulduğundan daha iyi bir durumda bırakmak. İnsanın elinden gelecek en iyi şey budur."

Timbuktu, Paul Auster (Sayfa 60 - Can Yay.)Timbuktu, Paul Auster (Sayfa 60 - Can Yay.)

Mantıklı olan buydu ama adalet ile mantığın öteki dünyada, bu dünyada olduğundan daha geçerli olacağını kim bilebilirdi?

Timbuktu, Paul Auster (Sayfa 52 - Can Yayınları)Timbuktu, Paul Auster (Sayfa 52 - Can Yayınları)
Sonya 
03 Nis 21:17 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bundan başka bir hayatı tatmamişsa hayatı yaşanılır kılan özün kendi yaşadığı hayatın içinde az mı çok mu bulunduğuna nasıl karar verebilirdi?

Timbuktu, Paul Auster (Sayfa 34 - Can Yayınları, Çeviren İlknur Özdemir)Timbuktu, Paul Auster (Sayfa 34 - Can Yayınları, Çeviren İlknur Özdemir)
Ahsen B. 
08 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Oturup çalışmalıydık efendim, okumalıydık, bize bahşedilen kısacık zamanda yararlı bir şeyler yapmalıydık.

Timbuktu, Paul Auster (Sayfa 80)Timbuktu, Paul Auster (Sayfa 80)
Ahsen B. 
08 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Eğer ölüm her yerde varsa, nereye gittiğinin ne önemi var?

Timbuktu, Paul Auster (Sayfa 99)Timbuktu, Paul Auster (Sayfa 99)
2 /