Kızlar, sessiz, uysal, uyumlu, her şart altında nazik olmak üzere eğitilir ve böyle oldukları sürece, böyle oldukları için ödüllendirilirler. Halbuki, "Baskıcı şartlar altında sadece nazik olmanın ödülü, çok daha fazla kötü muameleye maruz kalmaktan başka bir şey değildir.”
"Başkaları" diye bir endişeniz olduğu zaman,o "başkası"nın ya da genel olarak "başkaları"nın seviyesinin, bütün gün dükkanının önündeki bir iskemlede oturup gelip geçeni seyreden bakkal Hasan Efendi ya da dedikodudan başka pek bir işi olmayan Ayşe Teyze olduğunu hatırlayın.
'Baktığım her şeyde varsın. Gördüğüm her insanda
varsın. Gitmeme takılma, çünkü bundan sonra hep
seninle kalabilmeyi mümkün kılabilmek için gidiyorum.
Başka türlüsü mümkün olmadığı için gidiyorum. Gitmekten acı duyarak ve yokluğunu her an iliklerimde duyarak gidiyorum:.
Ama o erkek gibi seviyordu, bense kadın gibi seviyordum severken. Erkekle kadının birleşmesi bu yüzden bu kadar muhteşemken böyle problemli. En ahenkli olduğu durumlarda bile değişmiyor bu. Kadın kendisini bütün dünyaya kapatarak tek kişiye açıyor; ama erkek aynı kadın üzerinden bütün dünyayı istemeye devam ediyor aynı anda.