Lev Tolstoy
İvan İlyiç'in Ölümü
Gayet hoş bir hayat süren Ivan İlyiç'in belki de biraz trajikomik hayat hikayesi ...
Sanki başına hiç dert gelmeyecekmiş gibi yaşayan ve tek gayesi dertsiz , tasasız hoş bir hayat olmasını isteyen İlyiç'in başına gelen hastalıktan sonra biraz kendiyle biraz da çevresiyle yaşadığı içsel yolculuk belkide . Bir keresinde bir söz duymuştum " insan neye çok bağlanırsa o er ya da geç elinden alınır . " Bu kitapta tam anlamıyla bunu gördüm . Hoş bir hayat yaşamaya ve mesleğine fazlasiyl bağlanan İlyiç'in bir hastalıkla bu zevkleri elinden alındığında neye uğradığını şaşırmıştı. Ve kendine yakıştırmamışti hasta olmayı . Ama olaylar ondan bağımsız bir şekilde çoktan ilerlemişti bile.
Bir hastalık en fazla nasıl anlatılabilir ki diye düşünüyor insan ama Tolstoy'un bu romandaki anlatışını görünce susmak zorunda kalıyor. Kitabı İlyiç'in cenazesinden başlatıp geriye gitmek , geriye giderken de İlyiç'in hayatını en baştan sona kadar kusursuz bir anlatımla ortaya koymak tam Tolstoy'a yakışır şekildeydi.
Kitap bittiğinde bir süre yerinizde kalıyorsunuz ve düşünüyorsunuz ' Benim amacım ne ?.. ' ' Sadece hoş bir hayat yaşayayım diye mi geldim dünyaya ?.. ' diye düşünmeden edemiyor insan .
Bence her insanın okuması ve üzerinde durup düşünmesi gereken bir kitaptı.