"Aşka inanmamak aşka düşmemendendir," dedi Melih abi bir süre sonra.
Dağılıp giden zihinlere can olmuştu kelimeleri belki, ya da daha da
harlamıştı ateşi. Farkında olmadan dağlanan yüreklerin sesi olduğundan
habersiz devam etti. "Bir kere aşka düşünce aşkın varlığına küfredersin,
sonra gidip önünde diz çökersin. Aşka inanmamayı seçseydim yaşamak
daha kolay olurdu ama ben şu anki ben olmazdım."
"Hayalindeki begonyalar, sardunyalar yoksa eğer evinde, sen dikmediğin için. Latif müzik sesleri yükselmiyorsa eğer bir odadan, sen açmadığın için. Kurabiye kokmuyorsa eğer mutfak, sen yapmadığın için."