“ Yaşamın canlılığını düşün lütfen. Adeta enerjinin nefes alıp verdiği bir formdan bahsediyoruz .Nasıl yok olabilir ki ? O nedenle ölüm asla yaşamın zıttı değildir .Aksine ölüm yaşamın bizzat kendisidir .Sadece dönüştüğü için onu tanımıyoruz çünkü algılarımızın çok ötesinde bir değişim söz konusu .Fakat ne yazık ki insanların büyük bir kısmı ölümün bir son olduğunu düşünür.”
… Sorun şuradaki hep böyle yaptığınızda içinizi güllük gülistanlık zannedip kendi yükleriyle beraber oraya yerleşmek isteyenler artıyor .Bunlara azıcık uzak dur dediniz mi ne bencil olmadığınız kalıyor ne de soğuk nevale .Onları içimizdeki kışın dondurucu soğuğundan korumaya çalıştığımızı nereden bilecekler , bilemezler.
Ne zaman ki bunun benimle çok da alakalı olmadığını , aslında beni hiç ilgilendirmeyen bambaşka nedenlerle bana surat asılabildiğini anladım, bu zalimce tavra hak ettiği şekilde davranmayı öğrendim : Aldırmamak.
Yırtıcı değilim .Olamam . Hiç kimseyle, hiçbir şey için tartışmak istemiyorum.Dünyayı takip edecek sınırlı enerjimi benliğe yer açmak için değil; tecrübe ve fikirlerimden birkaçını daha paylaşmak için harcamak istiyorum.