Bu kitap hakkında genel düşüncem şu oldu: Kitap kötü değil, hatta çıktığı döneme göre baya önemli bir iş yapmış. Özellikle bağlanma teorisini akademik bir konu olmaktan çıkarıp insanların günlük ilişki deneyimleriyle bağdaştırabilmesini sağlamış. Bugün internette bu kadar “kaygılı bağlanma”, “kaçıngan bağlanma” konuşuluyorsa bunda bu kitabın etkisi büyük bence.
Ama benim için çok yeni şeyler katan bir kitap olmadı çünkü zaten az çok hâkim olduğum bir konuyu anlatıyordu. En çok zorlandığım şey ise aynı fikirlerin sürekli farklı örneklerle tekrar edilmesi oldu. Tamam, bu anlatımı daha kolay anlaşılır yapıyor ama bir noktadan sonra gerçekten bayıyor. Açıkçası kitap bu kadar uzun olmak zorunda değilmiş. 250 sayfa yerine 100-150 sayfa olsa aynı etkiyi yine verebilirmiş gibi geldi bana.
Bir diğer rahatsız olduğum nokta da kitabın kaygılı bağlanmaya daha anlayışlı yaklaşırken kaçıngan bağlanmayı daha problemli göstermesiydi. Kaçıngan bağlanmaya sahip biri olarak bunu biraz tek taraflı buldum. Kaygılı tarafın yaşadığı duygular daha görünür anlatılırken, kaçınganların neden böyle davrandığı çok derin işlenmemiş gibi geldi.
Bir de kitap bazen ilişkilerdeki her şeyi sadece bağlanma türleriyle açıklıyormuş gibi hissettirdi. Halbuki ilişkileri etkileyen başka birçok şey de var: kişilik, iletişim şekli, hayat koşulları, geçmiş deneyimler gibi. Kitap bunlara bence yeterince değinmiyor.
Yine de çıktığı yılı düşününce kesinlikle etkili ve önemli bir kitap olduğunu düşünüyorum. Sadece bana göre biraz fazla genelleme yapan ve gereğinden uzun bir kitaptı.