Hakikatin önemsizleşmesi, yalan söylemekle eş anlamlı değildir. Yalanı bolca içerir ve ondan çokça yararlanır fakat, yalandan başka ve yeni bir şeydir. Yeni olan, siyasetçilerin yalanları ya da yalancılıkları değil, kitlelerin buna verdiği tepkidir. Siyasetçilerin yalanlarına alışan kitleler, artık siyasetçiler tarafından yalan söylenmesini umursamamaktadır. Hakikatin önemsizleşmesinin getirdiği yenilik, kitlelerin, kendi önyargılarına, görüşlerine ya da kanaatlerine uyumlu olduğu sürece, yalanların yalan olduğunu bilse dahi, onları hakikatmiş gibi kabul etmesidir.
"Yeterince büyük bir yalan söyler ve sürekli tekrar ederseniz sonunda halk buna inanır. Ama bu yalanın sürdürülebilmesi için, devletin halkı yalanın siyasi, ekonomik ve/veya askeri sonuçlarından koruması gerekir. Demek ki, devlet bütün güçlerini kullanarak aykırı sesleri bastırmalıdır, çünkü hakiki yalanın ölümcül düşmanıdır ve dolayısıyla hakikat devletin en büyük düşmanıdır."
-Joseph Goebbels (Hitler'in Propaganda Bakanı)