Umberto Eco'nun sert deyişiyle, internet ve sosyal ağlar sayesinde, daha önce hiç sesi çıkmayan "bir sürü budalaya konuşma hakkı" verilmesi ve böylece herkesin doğru olsun olmasın kendi beyanlarının ve görüşlerinin tanıtımını yapabiliyor olması birtakım sorunları da beraberinde getirdi.
Tarih de, bilgi de görecelidir ve ikisinin de hem momentumunu hem de konumunu aynı anda tespit edebilmek olanaksızdır. Bundan böyle tek bir hakikatten söz edilemez. Her şey öznenin bakış açısına göre değişmektedir. Kısacası her şey görecelidir ve hiçbir bilgi kesinlik iddiasında bulunamaz.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Siyasi tarihi oldum olası sevmem buna rağmen oldukça başarılı buldum. Alana olan ilgimi de hesaba katarsak benim için oldukça faydalı oldu. Her taraftan kıskaca alınmış bir devletin durumunu çok güzel ele almış. Abdülhamid'in bu siyasi savaşı öyle ya da böyle nasıl aştığını okuyacaksınız. Bazı okurlar devleti ve Abdülhamid'i çok aciz göstermiş diye tepki vermişler buna çok güldüm. Arkadaşlar 19. yüzyıldan bahsediyoruz. Bırakın Osmanlı'yı tüm dünyanın kaos içinde olduğu bir dönem. 1860'larda Barozzi isimli bir doktor ağabeyimiz 'bu yüzyıl utanç çağıdır' demiş. Sanırım dönemin en kısa özeti de budur. Herkese keyifli okumalar dilerim.