Hakikatin önemsizleşmesi siyasetinin halk ayağını, toplumun görece eğitimsiz ve düşük gelir düzeyli kısmı oluşturur. Bu kesim genellikle sosyal yaşamda seçkinler tarafından küçük görülmüş, kendisine pek söz hakkı tanınmamış, görüşlerine saygı gösterilmemiş, önemsenmemiş bir kitledir. Bu nedenle bu kitle, hakikate ulaşmaktan çok, kendisini ne pahasına olursa olsun, toplumun saygınlık gösterilen kesimine ait hissetmeyi arzulamaktadır.
Entelektüel seçkinler yerilirken, kitlelerin bilgisizliği kutsanır. Toplumun en düşük eğitim seviyesine sahip olan grubu, hiçbir olgusal veriye dayanmadan, hiçbir mantıklı akıl yürütme veya delillendirme gösterilmeden salt popülist bir duygulanımla toplumun en bilge kesimi ilan edilir. Bilgisizlik gurur duyulacak bir seviyeye çıkarılır, bilgisiz kitleye dayanaksız bir özgüven pompalanır.
Yani popülizmde kendi ile özdeşleşen kitle konsolide edilirken, bunun dışında kalan kitle dışlanır. Dışlanan herkes yozlaşmış, halk düşmanı, vatan haini, terörist, işbirlikçi, bölücü, ajan, casus, dış mihrakların uşağı ve hiçbir iş yapmadan yabancısı olduğu halkı sömüren seçkinler gibi sıfatlarla yaftalanır.
Popülizm, eylemlerini meşrulaştırmak için referans verdiği kalabalık kitleye, 'gerçek halk' adını verir. Bunun nedeni, popülizmin hiçbir zaman hiçbir halkın tamamını kapsamayı başaramıyor olmasıdır. Zira hiçbir halk aynı anda tamamıyla aynı şeyleri isteyecek ve dışlayacak kadar homojen değildir.