Türklerin inancını bizimki ile karşılaştırdığım zaman tam olarak anladım ki, dostumuz Doktor'un burada vaiz etmesine izin verilse Türk'lerin pek çoğuna Hıristiyanlığı kabul ettirmekte zorluk çekmez.
Sırbistan ovalarında ki ormanliklar ellişer ellişer toplanan eşkıyalar ile dolu. O kadar ki; ancak muhafızlar sayesinde emniyet icin de olabiliyoruz. Burada lazım olan şey ancak kuvvetle bulunabiliyor, zira köyler çok fakir. Tabii yeniçeriler için bu hiç önemli değil. Tavuk, koyun vs ne bulurlarsa yakaliyorlar. Sahipleri ses çıkaramıyorlar, korkularından. O derece ki yeni doğmuş kuzuları, kazları, kuluçkadaki tavukları hemen boğazliyorlar. Köylülerin yüzlerindeki keder izleri bana Melibee'nin sürüsü için çektiği üzüntüleri hatırlatıyor. Bu zulumler paşalar seyahate çıktıları zaman daha da artıyor.
Tenleri, hemen hepsinin, göz alacak kadar beyaz. Inciler ve kurdelelerle süslenmiş birkaç örgü halinde zarif saçlar, omuzlarından aşağı sarkıyor. Hepsi güzellik perilerine benziyorlar. 《Insanların çırılçıplak gezmeleri adet halini alsa, yüze pek az ehemmiyet verilir》 sözünün doğruluğuna bir kere daha inandım. Vücudu güzel, tenleri güzel kadınları, yüzleri fevkalade olanlardan daha fazla seyrediyordum.... ekseriyetle onyedi, onsekiz yaşındaki cariyeleri saçlarını örerken bu kadınların kimi görüşüyor, kimi düşünüyor, kimi kahve ve serbet içiyor, kimi de yastıklara uzanmış yatıyorlar. Velhasıl bu hamamlar bir nevi Türk kadınlar kahvehanesi.
Belgrat dağlarından geçmeyi, karların çokluğu bayağı zorlaştırıyordu. Bu yüzden Belgrad'a pek geç ulaştık. Belgrad, doğusunda Tuna, güneyinde Sava nehirleri ile çevrelenmiş. Vaktiyle Türklere karşı Macaristan'ın yegane engeliymiş. Önce Kanuni Süleyman, daha sonra Bavyera elektörü maiyetindeki İmparator kıtaları tarafından kuşatılmış. Iki sene İmparatorun idaresinde kalmış, daha sonra sadrazam tarafından geri alınmış. Türkler burayı ellerinden geldiği kadar sanatla tahkim etmişler. Şehirde muhafız asker olarak en cesur yeniçeriler var. Kumandanları bir Paşa, bir serasker. Fakat aslını söylemek gerekirse, aslında yeniçeriler Seraskerin kumandanları. Yeniçerilerin büyük bir nüfuzu var burada.