İnsan kendini parçalanmış ve koparılmış hisseder. Bu koparılışın doğasının ne olduğunu her zaman tam olarak anlamak onun için zordur, zira bazen kendini, kendisinden tamamen farklı olan güçlü "bir şey"den koparılmış hisseder, bazen de tanımlanamaz, zamandışı, net olarak hiçbir anı taşımadığı, ama gene de varlığının en derinlerinde anımsadığı bir "durum"dan, Zaman'dan önce, Tarihten önce zevkini çıkardığı başlangıçtaki bir durumdan koparıldığını hisseder. Bu koparılma onun hem kendi içinde hem de Dünyada bir kırılma oluşturur.