Bir karaktere dönüşmek herkese kısmet olmaz, insanların çoğu suretler olarak kalır ve bireyleşmenin güçlüklerinden haberdar dahi olmaz. Ama bunu bilip deneyimleyenler, bu mücadelelerin onu ortalama bilinçle, normal yaşamla, geleneksel olanla ve burjuvaziyle çatışmaya soktuğunu da kusursuz biçimde öğrenirler. İki karşıt güçten, kişisel bir yaşam ihtiyacıyla çevrenin uyum talebinden oluşur kişilik. Devrimci deneyimler olmaksızın hiçbir şey ortaya çıkmaz, ancak derece de elbette her insanda farklılık gösterir, tıpkı gerçekten kişisel ve biricik bir yaşantı (yani ortalama olmayan bir yaşantı) sürdürme becerisinin de gayet farklı oluşu gibi.