Özge Ertaş

Özge Ertaş
@Ejma
Marx, insanı (Kierkegaard gibi bazı düşünürlerin aksine) tüm sosyal gerçekliği içinde ele almaya ve anlamaya çalışıp onların toplum içindeki sınıfsal konumlarını da değerlendirmelerine katmıştır. Bu çalışmalarından çıkardığı sonucu ise şöyle özetleyebiliriz: Toplum, insanların gelişimlerini destekleyebildiği gibi aynı zamanda köstekleyebilmektedir de. İnsanın kendini tam anlamıyla gerçekleştirebilmesi ve özgür kılabilmesi için bu toplumsal kösteklerden kurtulması ya da en azından kendini biçimleyen bu dinamiğin nasıl işlediğini anlaması gereklidir. Marx'ın felsefesi bir başkaldırı felsefesidir. Bu başkaldırının temelinde ise insana, insanın yeteneklerine ve potansiyeline duyulan güven yatmaktadır. Böylesi bir düşünce tarzının köklerini 18. ve 19. yüzyıl felsefi sistemlerinde arayabiliriz. Bu yüzden Freud'un ve Niebuhr'un tanımladığı biçimde: bir suçluluk duygusu altında kıvranan dönemin insanları için Marx'ın dünya görüşü eskimiş gelebilir. Belki başka nedenlerden dolayı insanlar değişime ve gelişmeye karşı olan umutlarını terk etmiş olabilirler. Fakat başka bir grup insan için ise Marx'ın felsefesi, yepyeni kavrayışların, ümitlerin ve aydınlanmaların kaynağı olabilmektedir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Özge Ertaş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.·
2023 11. kitabı
Erich Fromm
8.6/10 · 288 okunma

Özge Ertaş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·80 syf.·
2023 10. kitabı
Hermann Hesse
8.5/10 · 195 okunma
Bir karaktere dönüşmek herkese kısmet olmaz, insanların çoğu suretler olarak kalır ve bireyleşmenin güçlüklerinden haberdar dahi olmaz. Ama bunu bilip deneyimleyenler, bu mücadelelerin onu ortalama bilinçle, normal yaşamla, geleneksel olanla ve burjuvaziyle çatışmaya soktuğunu da kusursuz biçimde öğrenirler. İki karşıt güçten, kişisel bir yaşam ihtiyacıyla çevrenin uyum talebinden oluşur kişilik. Devrimci deneyimler olmaksızın hiçbir şey ortaya çıkmaz, ancak derece de elbette her insanda farklılık gösterir, tıpkı gerçekten kişisel ve biricik bir yaşantı (yani ortalama olmayan bir yaşantı) sürdürme becerisinin de gayet farklı oluşu gibi.
Kendi halinde insanlar bile yaşamlarında bir ya da birkaç kez saygı ve minnet gibi güzel erdemlerle çatışma durumuna girmekten yakalarını kurtaramaz. Herkes günün birinde kendisini babasından, öğretmenlerinden ayıracak adımı atmak, bir bakıma yalnızlığın tokadını yemek zorundadır, ne var ki insanların çoğu buna pek katlanamaz, kısa süre sonra yine siner, kendilerine sığınacak bir yer ararlar.(demian kitabından alıntı)